SERVİKS KANSERİ HASTALARINDA KEMORADYOTERAPİ ÖNCESİ HEMOGLOBİN VE LENFOSİT DÜZEYLERİNİN SAĞKALIM SONUÇLARI İLE İLİŞKİSİ

Halime Şule SELMAN, Oya COŞKUN, Kimia ÇEPNİ, Abdülkerim UYGUR, Huriye Şenay KIZILTAN

Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(3):371-378

Department of Obstetrics and Gynecology, Faculty of Medicine, Istanbul Atlas University, Istanbul, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada, serviks kanseri nedeniyle definitif eş zamanlı kemoradyoterapi uygulanan hastalarda tedavi öncesi hemoglobin düzeyi ve lenfosit yüzdesinin sağkalım sonuçları ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmasına serviks kanseri tanılı toplam 106 hasta dahil edildi. Tedavi öncesi hemoglobin (g/dL) düzeyi ve lenfosit yüzdesi (%) analiz edildi. Genel sağkalım (OS) ve hastalıksız sağkalım (DFS) Kaplan-Meier yöntemi ile değerlendirildi ve gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı. Prognostik faktörlerin etkileri öncelikle tek değişkenli Cox regresyon analizi ile incelendi; p<0,20 bulunan değişkenler daha sonra çok değişkenli Cox regresyon modeline dahil edildi. p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların, kemoradyoterapi tedavileri tamamlandıktan sonra medyan takip süresi 40 ay olup, bu süre içinde 18 (%17,0) ölüm olayı gözlendi. Kaplan-Meier analizinde düşük hemoglobin düzeyi ve düşük lenfosit yüzdesinin daha kötü hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım ile ilişkili olduğu saptandı. Tek değişkenli Cox regresyon analizinde hem hemoglobin hem de lenfosit düzeyleri sağkalım sonuçları ile anlamlı ilişki gösterirken, çok değişkenli analizde bu ilişkinin bağımsızlığını korumadığı görüldü. İleri FIGO evresi ve uzamış tedavi süresi daha kötü sonuçlarla ilişkili olma eğilimindeydi. Sonuç: Tedavi öncesi hemoglobin düzeyi ve lenfosit yüzdesi serviks kanseri hastalarında sağkalım sonuçları ile ilişkili bulunmuştur. Ancak bu parametreler çok değişkenli analizde bağımsız prognostik değer göstermemiştir. Hematolojik parametrelerin hastalık yükü ve tedavi ile ilişkili faktörleri yansıtabileceği düşünülmektedir. Bulguların doğrulanması için daha geniş serilerde prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.