Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

SERVİKSİN PREMALİGN LEZYONLARINDA SİTOLOJİK VE HİSTOPATOLOJİK TANILAR ARASINDAKİ İLİŞKİ

CEMİLE YEŞİL, SEVGEN ÖNDER, KÜBRA BOYNUKALIN, ÖZLEM ERGÜL, PINAR FIRAT, GAMZE MOCAN KUZEY, ALP USUBÜTÜN

Türk Patoloji Dergisi - 2010;26(1):38-43

S.B. Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ANKARA, TÜRKİYE

 

Amaç: Serviks lezyonlarının değerlendirilmesinde kullanılan sitolojik inceleme (Pap test) ve bu inceleme sonuçlarının alınan biyopsiler ile uyumunun sağlanması önemli bir kalite kontrol aracıdır. Bu çalışmada, pratikte yaşanan sito-histopatolojik tanısal sorunları ve nedenlerini araştırdık. Gereç ve Yöntem: 2001-2007 yılları arasında sitolojide LSI L ve HSI L tanısı verilen ve biyopsi sonucu negatif olan 43 hastayı inceledik. Bulgular: Ulaşılabilen 37 sitolojik materyalin yeniden değerlendirilmesinde 9 olgu ilk tanıdan farklı yorumlandı. Biyopsilerin yeniden değerlendirilmesinde ise 43 olgudan 9‘unda SI L saptandı. Sonuç: Histopatolojik tanı uyumsuzluğunun nedeni 6 olguda yorum hatası, 3 olguda ise seri kesitlerde lezyonun ortaya çıkması nedeniyle mikroskobik örnekleme hatası olarak değerlendirildi. Biyopsilerin yaklaşık %21 ‘inde yanlış negatiflik saptanmış ve bunların büyük kısmı yorum hatası nedeniyle oluşmuştur. Ayrıca biyopside negatif tanı almış 11 olgunun skuamokolumnar bileşkesi gözükmemekteydi. Bu nedenle sitolojisi pozitif tanı almış serviks biyopsileri mutlaka jinekopatoloji konusunda deneyimli patologlar tarafından seri kesitleri ile değerlendirilmeli ve skuamokolumnar bileşke görülmüyorsa belirtilmelidir.