Türk Medline
Dokran

SESSİZ EPİDEMİ: METABOLİK DİSFONKSİYON İLİŞKİLİ KARACİĞER YAĞLANMASI HASTALIĞININ ÖNLENMESİNE VE YÖNETİLMESİNE YÖNELİK GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

FERYA ÇELİK MERVE YÜKSEL HİCRAN BEKTAŞ

Artuklu International Journal of Health Sciences - 2023;3(3):343-348

 

Bu derlemenin amacı; metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığının fizyopatolojisi, risk faktörleri, tanı yöntemleri, önlenmesi ve yönetilmesine yönelik güncel yaklaşımları özetlemektir. Metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığının yönetimine yönelik ulusal-uluslararası rehberler ve güncel çalışmalar incelenmiştir. Metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığı dünya yetişkin nüfusunun %38’sini etkileyen bir toplum sağlığı sorunudur. Obezite, insülin direnci, tip 2 diabetes mellitus, metabolik sendrom, hiperlipidemi ve kardiyovasküler hastalıkların varlığında metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığının görülme oranı artabilmektedir. Günümüzde metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığının tedavisinde kullanılabilecek onaylanmış bir ilaç tedavisi bulunmadığı için yaşam tarzı değişiklikleri ile kilo kaybının sağlanması metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığının önlenmesinde ve yönetilmesinde en etkili yaklaşımdır. Etkili bir tedavi olmadığı için özellikle koruyucu, erken tanıya ve sağlıklı yaşam tarzı davranışlarının sürdürülmesine yönelik hemşirelik uygulamaları önem kazanmaktadır. Erken dönemde tanılamanın sağlanması için farklı sağlık disiplinleri ile iş birliği yapılarak özellikle riskli grupların metabolik disfonksiyon ilişkili karaciğer yağlanması hastalığı yönünden değerlendirilmesi gerekir. Hastaların hekim, hemşire, diyetisyen fizyoterapist, spor bilimleri gibi farklı sağlık disiplinlerinden uzmanların iş birliği ile etkili, uygulanabilir ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerine yönlendirilmesi önerilebilir.