TEYMUR BORNAUN, HAMİT ZAFER GUVEN
ODÜ Tıp Dergisi - 2024;11(3):129-142
Sezaryen doğumlarda (CS) kullanılan profilaktik antibiyotikler, yenidoğan sağlığı üzerinde önemli etkiler yaratarak bağırsak mikrobiyotasının erken kolonizasyonunu etkilemektedir. Cerrahi kesiden önce uygulanan bu antibiyotikler plasentayı geçerek fetüsü, bağışıklık sisteminin gelişiminde kritik bir aşamada mikrobiyal bozulmalara maruz bırakmaktadır. Bu çalışma, perinatal dönemde antibiyotik maruziyetinin yenidoğan bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkilerini ve bunun uzun vadeli sağlık sonuçlarını incelemektedir. Bulgular, antibiyotiklerin mikrobiyal çeşitliliği bozduğunu, Bifidobacterium gibi faydalı bakterilerin azalmasına ve fırsatçı patojenlerin kolonizasyonunun artmasına yol açtığını göstermektedir. Bu tür değişimlerin, ilerleyen yaşamda obezite, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve metabolik bozukluklar riskini artırdığı tespit edilmiştir. Anneye uygulanan antibiyotikler ayrıca, maternal vajinal ve bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek mikrobiyal dikey geçişi etkilemekte ve anne sütü yoluyla antibiyotik kalıntılarına maruz kalmaya neden olmaktadır. Profilaktik antibiyotikler perinatal enfeksiyonları etkili bir şekilde azalttığı halde, yaygın kullanımları antibiyotik direnci ve uzun vadeli sağlık üzerindeki olumsuz etkilerle ilgili endişelere yol açmaktadır. Deneysel çalışmalar, kritik gelişim dönemlerinde tek bir terapötik dozun bile yenidoğanlarda kronik hastalıklara yatkınlık oluşturabilecek mikrobiyota değişimlerine neden olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, perinatal dönemde antibiyotik kullanımının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, yenidoğan mikrobiyotasına yönelik olumsuz etkilerin en aza indirilmesi ve uzun vadeli sağlık sonuçlarının optimize edilmesi için modifiye edilebilir risk faktörlerinin belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır. Enfeksiyon önlemenin faydaları ile mikrobiyota bozulmalarının risklerini dengelemek amacıyla klinik kılavuzların yeniden gözden geçirilmesi kritik öneme sahiptir.