Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

SGLT -2 İNHİBİTÖRLERİNİN GFR ÜZERİNDEKİ İLK ETKİSİ: HEMODİNAMİK BİR BAKIŞ AÇISI - TEK MERKEZ DENEYİMİ

Mehmet SEZEN, Suat AKGÜR

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(3):365-372

Department of Nephrology, Bursa City Hospital

 

Başlangıçta tip 2 diyabet tedavisi amacıyla geliştirilen sodyum -glukoz kotransporter -2 (SGLT- 2) inhibitörleri, hemodinamik etkileri aracılığıyla renoprotektif özellikler göstermiştir. Bu çalışmada, SGLT -2 inhibitörü tedavisi başlanan hastalarda erken dönemde glomerüler filtrasyon hızı (GFR) ve proteinüri değişimlerinin gerçek yaşam verileriyle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu retrospektif gözlemsel çalışma, Ocak 2023 - Nisan 2025 tarihleri arasında Bursa Şehir Hastanesi Nefroloji Polikliniği'nde SGLT -2 inhibitörü tedavisine başlanan >=18 yaş bireyleri içermektedir (n=100). Hastaların klinik ve laboratuvar verileri (kreatinin, eGFR, proteinüri, albüminüri) başlangıç ve 14 -90 gün sonraki ilk kontrolde karşılaştırıldı. Subgroup analizleri GFR düşüş düzeyine göre yapıldı. Eşzamanlı Finerenon kullanımı ve renal histopatolojik veriler de kaydedildi. Ortalama yaş 61,4+/-10,9 yıl olup, olguların %91'inde diyabet mevcuttu. Takipte hastalarının %76'sında GFR düşüşü izlenirken, %24'ünde GFR korundu. Proteinüri ve albüminüride anlamlı düşüş izlendi (p<0,001). GFR düşüşü gözlenen hastalar anlamlı olarak daha genç, daha düşük beden kitle indeksine ve HbA1c düzeylerine sahipti (p<0,05). Diüretik kullanımı daha fazla olan grupta GFR düşüşü >30 mL/min/1.73 m² olan grupta daha fazlaydı. Lojistik regresyon analizine göre daha genç yaş, düşük HbA1c ve yüksek proteinüri düzeyleri GFR düşüşüyle ilişkili bulundu. Hastaların %10'unda SGLT -2 inhibitörüne ek olarak Finerenon başlanmıştı; ancak düşük örneklem sayısı ve eşzamanlı tedavi başlangıcı nedeniyle bu etkinin bağımsız değerlendirilmesi mümkün olmadı. SGLT -2 inhibitörü tedavisi sonrası erken dönemde GFR'de izlenen düşüşler sıklıkla fizyolojik hemodinamik adaptasyonla ilişkilidir. Proteinüri ve albüminürideki belirgin azalmalar, bu ajanların kısa dönem renoprotektif etkilerini desteklemektedir. Takip süresinin kısa olması ve çalışmanın kısıtlılıklarındandır. Bununla birlikte, diyabetik ve non-diyabetik bireyleri içermesi, kombinasyon tedavi verileri ve renal histopatolojik bulguların değerlendirilmesi klinik uygulamaya anlamlı katkılar sunmaktadır.