Veysel BASKIN
TOGÜ Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;6(1):380-392
Parkinson hastalığı (PD), hem merkezi hem de periferik sinir sistemlerini etkileyen ilerleyici bir nörodejeneratif bozukluktur. Substansiya nigradaki dopaminerjik nöronların kaybı ile karakterize edilir ve striatumdaki dopamin seviyelerinde önemli bir düşüşe neden olur. Bu arada, tip 2 diabetes mellitus (T2DM) genel sağlık için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. T2DM'nin patofizyolojisinin önemli bir yön ü, artan oksidatif stresi içerir. Kanıtlar, T2DM'li bireylerin PD geliştirme riskinin yüksek olabileceğini düşündürmektedir. Oksidatif stres ve enflamasyon gibi altta yatan ortak mekanizmalar, her iki durumun da gelişmesine katkıda bulunabilir. T2DM'yi yön etmek için onaylanan SGLT -2 inhibitörleri olarak bilinen ilaçlar, böbreklerde glikoz geri emilimini engelleyerek kan şekerini düşürür. Glikoz düşürücü etkilerinin ötesinde, bu ilaçların enflamasyonu azalttığı, mitokondriyal sağlığı koruduğu ve reaktif oksi jen türlerinin üretimini azalttığı bilinmektedir. Bu özellikleri nedeniyle SGLT -2 inhibitörleri, PD dahil olmak üzere nörodejeneratif hastalıklardaki potansiyel faydaları açısından araştırılmaktadır. Örneğin empagliflozin, Parkinson hastalığının fare model lerinde motor fonksiyonları iyileştirme, nöroinflamasyonu azaltma ve nöroplastisiteyi teşvik etme yeteneğini göstermiştir. Bununla birlikte, mevcut araştırma sınırlıdır ve genellikle metodolojik olarak kusurludur, bu da bu bulguları doğrulamak için daha bü yük, daha titiz çalışmalara duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. Bu derleme, T2DM ve PH arasındaki ilişkiyi araştırmayı, mevcut literatürü özetlemeyi ve SGLT -2 inhibitörlerinin PH ilerlemesi üzerindeki potansiyel etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ancak literatürdeki bilgiler kısıtlı olduğundan dolayı bu konu ile ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Gelecekteki araştırmalar yeni terapötik yaklaşımların önünü açabilir ve bu ilaçların nörodejeneratif süreçleri nasıl etkileyebileceğine dair anlayışım ızı derinleştirebilir.