GÜLSÜN MEMİ, BERRAK Ç YEĞEN
Clinical and Experimental Health Sciences - 2016;6(2):72-79
Amaç: Hipotalamus-hipofiz-gonad aksının etkisiyle, stres yanıtının cinsiyetler arasında farklılıklar gösterdiği bilinmektedir. Bu çalışmada postmenopozal dönemde over hormonlarının yokluğunun, psikolojik stres yanıtı ve oksidatif hasar üzerindeki rolünün araştırılması amaçlandı. Yöntemler: Dişi Sprague-Dawley sıçanlar (250-300 g, n=56) kontrol, taklit cerrahi ve overektomi (OVX) olarak 3 gruba ayrıldı. Anestezi sonrası taklit cerrahi ve OVX işlemi uygulandı. Cerrahi işlemden 60 gün sonra psikolojik stres oluşturmak üzere sıçanlar elektrik şokunun uygulandığı özel bir bölmeye yerleştirildiler. Ardından 3 gün daha aynı bölmede, aynı süre ile şok uygulanmadan tutuldular. Stres uygulamalarının 10’ar dakika öncesinde sıçanlara intraperitoneal yolla glukokortikoid reseptör antagonisti RU-486 (10 mg/kg) veya oksitosin reseptör antagonisti atosiban (1 mg/kg) veya serum fizyolojik verildi. Dördüncü günde delikli levha testi uygulanmasını takiben sıçanlar dekapite edilerek, doku ve kan örnekleri alındı. Bulgular: Psikolojik stres, RU-486 verilen gruplarda kortizol düzeylerini anlamlı olarak arttırırken atosiban verilen gruplarda azalttı. Stres uygulaması ile serum IL-1β düzeyleri artarken, serum TNF-α düzeylerinde değişiklik gözlenmedi. Stres, özellikle overektomi uygulanmış sıçanlarda mide, kolon ve beyin dokularında oksidatif hasarı arttırırken (p<0, 05-0, 001), RU-486’nın bu hasarı daha fazla arttırdığı, atosibanın ise bu etkiyi kısmen geri döndürdüğü gözlendi. Stres uygulaması ile azalan doku antioksidan miktarını RU- 486 tedavisi değiştirmedi, ama atosiban kısmen arttırdı. Sonuç: Çalışmanın bulguları, psikolojik stres durumunda over hormonlarının yokluğunun kortizol düzeyinde ya da anksiyete düzeyinde değişikliğe neden olmadığı halde, sitokin düzeylerinde ve dokuların oksidatif hasar durumlarında değişikliklere yol açabildiğini ortaya koymuştur.