SIÇANLARDA SİSPLATİN KAYNAKLI HEPATORENAL TOKSİSİTEYE KARŞI 2-AMİNOETOKSİDİFENİL BORATIN KORUYUCU ETKİLERİ

Ezgi EROĞLU, Çiğdem Çengelli ÜNEL, Nuşin HARMANCI, Kevser EROL, Neziha Senem ARI, Orhan ÖZATİK

Osmangazi Tıp Dergisi - 2026;48(3):462-470

Department of Clinical Trials, Turkish Medicines and Medical Devices Agency, Ankara, Türkiye

 

Sisplatin, solid tümörlerin tedavisinde yaygın olarak kullanılan platin bazlı bir kemoterapötiktir; ancak klinik kullanımı, oksidatif stres ve hücre içi Ca²? homeostazındaki bozulma ile ilişkili doz bağımlı hepatotoksisite ve nefrotoksisite nedeniyle sınırlanmaktadır. Bor içeren bir IP? reseptör antagonisti olan 2-Aminoetoksidifenil borat (2-APB), kalsiyum sinyalizasyonunun modülasyonu yoluyla sitoprotektif etki gösterebilir. Bu çalışmada, 2-APB'nin sisplatin kaynaklı hepatorenal toksisiteye karşı profilaktik etkisi biyokimyasal ve histopatolojik parametreler kullanılarak sıçan modelinde araştırıldı. Kırk erkek Sprague-Dawley sıçan beş gruba randomize edildi (n=8). Hepatorenal hasar, beş hafta boyunca haftalık intraperitoneal sisplatin (3 mg/kg) uygulanarak oluşturuldu. 2-APB (2, 4 veya 8 mg/kg, i.p.) eş zamanlı olarak verildi. Serum TNF-alpha ve LDH düzeyleri, oksidatif stres belirteçleri (MDA, GSH) ve histopatolojik değişiklikler (H&E yarı kantitatif skorlaması; fibrozis için Masson trikrom boyaması) değerlendirildi. Sisplatin uygulaması TNF-alpha ve LDH düzeylerini anlamlı şekilde artırdı; böbrekte belirgin tübüler nekroz ve karaciğerde hepatoselüler dejenerasyon oluşturdu. 2-APB'nin 2 ve 4 mg/kg dozları biyokimyasal değişiklikleri anlamlı düzeyde azalttı ve histopatolojik hasar skorlarını iyileştirdi. Buna karşın 8 mg/kg dozunda koruyucu etki sınırlı kaldı. Sisplatin GSH düzeylerini artırırken, 2-APB bu kompansatuvar artışı azaltarak oksidatif stresle ilişkili adaptif yanıtın hafifletildiğini düşündürdü. Sonuç olarak, 2-APB'nin 2-4 mg/kg dozları sisplatin kaynaklı hepatorenal toksisiteye karşı etkilidir; 8 mg/kg'da etkinliğin azalması bifazik doz-yanıt ilişkisine işaret etmektedir. Bulgular, 2-APB'nin doz bağımlı bir adjuvan terapötik aday olabileceğini göstermektedir.