ŞİDDET TÜRLERİ VE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

ELİF GÜNERİ YÖYEN

Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi - 2017;1(1):35-50

İstanbul Gelişim Üniversitesi İdari İktisadi Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Anabilim Dalı

 

Bu araştırma üniversite öğrencilerinde şiddet türleri ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri 2016-2017 eğitim-öğretim yılında, Kasım ayında İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde eğitim görmekte olan yaşları 18-23 arasında değişen, üniversite 1-4.sınıf öğrencileri arasından çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden ve rastgele yöntemle seçilen toplam 420 öğrenciden toplanmıştır. Araştırma verileri “Uluslararası Kişilik Envanteri Kısa Formu” ile “Buss Perry Agresyon Ölçeği” kullanılarak toplanmış ve veriler SPSS 23.0 paket programı ile Tanımlayıcı İstatistiksel Metotlar (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma), Pearson Korelasyon Analizi ve Lineer Regresyon analizi ile çözümlenmiş, sonuçlar % 95 güven aralığında, p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda “şiddet türleri” ile “kişilik özellikleri” arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunduğu, şiddet türlerinin kişilik özelliklerini yordayabildiği saptanmıştır. Buna göre şiddet türlerinden sözel saldırganlık; kişilik özelliklerinden dışadönüklüğü anlamlı ve pozitif yönlü, içedönüklüğü ise anlamlı ve negatif yönlü; şiddet türlerinden dolaylı saldırganlık; kişilik özelliklerinden dışadönüklük, düşmanlık ve dağınıklığı anlamlı ve pozitif yönlü, kişilik özelliklerinden sorumluluk ve duygusal dengesizliği anlamlı ve negatif yönlü; şiddet türlerinden düşmanlık; kişilik özelliklerinden içedönüklük, düşmanlık, sorumluluk, duygusal dengesizlik ve yeniliğe kapalı olmayı anlamlı ve pozitif, dışadönüklüğü ise anlamlı ve negatif yönlü; şiddet türlerinden öfke; kişilik özelliklerinden içedönüklük, dağınıklık, duygusal dengesizlik ve gelişime açık olmayı anlamlı ve pozitif yönlü; şiddet türlerinden fiziksel saldırganlık; kişilik özelliklerinden yumuşak başlılık ve gelişime açık olmayı anlamlı ve negatif yönlü yordamıştır. Bu sonuçlar her geçen gün artarak ve yıkıcılığını daha çok hissettirerek çoğalan şiddet olgusunda, gerek klinik ve gerekse klinik dışı çalışmalarda, şiddetin türü ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin anlaşılması, açıklayıcılık gücünün belirlenmesi, elde edilen bilgilerin toplumdaki şiddet olgusunun azaltılmasında multidisipliner yaklaşımlarının artırılması amacıyla kullanılmasında önem arz etmektedir.