SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ'NDE ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ HEKİMLERİN ÖLÜM, ÖLÜMCÜL HASTA VE ÖTANAZİ HAKKINDAKİ TUTUM VE DAVRANIŞLARI KONUSUNDA YAŞAM DENEYİMLERİ

Serkan GÜNEŞ, Ali YILDIRIM, Fatma Yücel BEYAZTAŞ

Cumhuriyet Medical Journal - 2026;48(3):120-126

Department of Forensic Medicine, Faculty of Medicine, Sivas Cumhuriyet University, Sivas, Türkiye

 

Amaç: Ötanazi, tedavisi olmayan ölümcül bir hastalık nedeniyle dayanılmaz acılar çeken kişinin kendi isteğiyle, hekim desteğiyle yaşamının sonlandırılması olarak tanımlanır. Bu çalışma, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde görev yapan araştırma görevlilerinin ölüm, ölümcül hasta ve ötanaziye ilişkin tutum ve davranışlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı tipte ve nicel yöntemle yürütülmüştür. Veri toplamak için geçerlilik ve güvenilirliği kanıtlanmış "Ölüm, Ölümcül Hasta ve Ötanaziye Yönelik Tutum Ölçeği" (ÖTÖ) ile sosyodemografik bilgi formu kullanılmış, toplam 200 katılımcıdan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Kadın katılımcılar toplam ölçek skorunda erkeklere kıyasla anlamlı (p =0,01) derecede daha yüksek puan almıştır. Semavi dine inananlar da toplam ölçek skorunda diğer inanışlara kıyasla anlamlı (p<0,01) derecede daha yüksek puan almıştır. Sosyal kimlik açısından, liberal katılımcılar muhafazakârlara göre "Ötanaziye ilişkin tutumlar" alt boyutunda anlamlı (p=0,04) derecede daha düşük puan alırken toplam ölçek puanı açısından anlamlı fark bulunmamaktadır. Yakın çevresinde ölüm deneyimi yaşayan katılımcılar, "Ölümcül hasta ve ailesine ilişkin duygular" ve "Ölüm karşısında kaçınılmaz tutumlar" alt boyutlarında diğer katılımcılara kıyasla anlamlı düzeyde daha düşük puanlar aldığı görülmüştür. Yakın çevresinde ölüm deneyimi yaşayan katılımcılar, ölümcül hastaya ve ailesine yönelik daha empatik yaklaşımlar sergilemekte olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç: Katılımcıların ötanaziye yönelik tutumları, cinsiyetlerinden, dini ve sosyal kimliklerinden etkilendiği görülmektedir. Bu durum, hekimlerin mesleki kararlarında kişisel değerler ve kültürel faktörlerin önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır. Klinik etik ve palyatif bakım alanında programlı mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitimleri; ölüm süreci yönetiminde görev alan hekimlerin etik ilkeler ile yasal düzenlemeleri daha iyi bütünleştirmelerine, hasta ve yakınlarıyla daha şeffaf ve empatik iletişim kurmalarına katkı sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.