MUSTAFA YILDIZ, CEM CERİT
Psychiatry and Clinical Psychopharmacology - 2006;16(4):239-244
Amaç: Türkiye'de şizofreninin yıllık tedavi maliyetinin ne kadar olduğu bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı bir üniversite hastanesinde tedavi gören şizofreni hastalarının tedavi masraflarını hesaplayarak şizofreni tedavisinin yıllık maliyetinin ne olabileceğini kestirmektir. Yöntem: Ocak 2001-Aralık 2003 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde yatarak tedavi gören şizofreni hastalarının ve ayaktan tedavi görüp en az bir yıl süreyle tedaviye uyumlu olan hastaların dosya kayıtları incelenerek tedavi maliyetleri hesaplandı. Yatarak tedavi görmenin ortalama maliyeti ile yıllık ortalama yatış sayısı çarpılarak yıllık yatarak tedavi maliyeti çıkarıldı. Ayaktan tedavi gören hastaların ilaç ve diğer tedavi giderleri de hesaplanarak ortalaması bulundu. Ayaktan ve yatarak tedavi maliyetlerinin toplamı doğrudan maliyet olarak hesaplandı. Nüfusu ortalama 70 milyon olan Türkiye'de şizofreninin yaygınlığı %0.5 kabul edilerek, ortalama hasta sayısı bulunan maliyetle çarpıldı ve yıllık tedavi maliyeti hesaplandı. Bulgular: Üç yıl içerisinde yatarak tedavi gören 31 hastanın ve ayaktan tedavi gören 57 hastanın dosya kayıtları değerlendirmeye alındı. Hastalık süresi ortalama 9.4 yıl, hastane yatış sayısı ortalama 1.4 ve hastanede yatış günü ortalama 37.4 idi. Bir şizofreni hastası için yatarak maliyet ortalama 1091 Amerikan doları (USD), günlük yatış maliyeti ise 29.16 USD bulundu. Yıllık yatış maliyeti 160 USD olarak hesaplandı. Ayaktan tedavi gören bir hasta için yıllık tedavi maliyeti ortalama 1600 USD bulundu. Ayaktan tedavi maliyetinin %94.3'ünü, yatarak tedavi maliyetinin %21.1'ini ilaç maliyeti oluşturmuştur. Bir hasta için yıllık tedavi maliyeti yaklaşık 1760 USD bulundu. Şizofreni tedavisinin Türkiye için toplam maliyeti ise 616 milyon USD olarak hesaplandı. Sonuç: Şizofreninin yıllık tedavi maliyeti gelişmiş ülkelere göre biraz düşük gibi görünmektedir. Maliyetin önemli bir kısmını ilaç masraflarıın oluşturması ruhsal tedavi, rehabilitasyon, ev ziyaretleri gibi tedavide gereken diğer hizmetlerin yetersizliği sonucu olarak yorumlanabilir.