SOMATİK TİNNİTUSUN YÖNETİMİNDE EGZERSİZ TERAPİSİ VE MANUEL TERAPİ YAKLAŞIMLARININ ETKİNLİĞİ: SİSTEMATİK BİR DERLEME

İsa Tuncay BATUK, Songül AKSOY

Türk Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi - 2026;37(2):173-186

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Odyoloji Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Bu sistematik derlemenin amacı, somatik tinnituslu bireylerde egzersiz terapisi ve manuel terapi yaklaşımlarının etkinliğini inceleyen randomize kontrollü çalışmaları (RKÇ) derlemek ve kanıt düzeyini değerlendirmektir. Yöntem: Çalışma PRISMA 2020 kılavuzuna göre yürütüldü ve PROSPERO'ya (CRD420251166601) kaydedildi. PubMed, Scopus, Web of Science, Cochrane Library ve Fizyoterapi Kanıt Veri Tabanı (PEDro) veritabanları 20 Ekim 2025'e kadar tarandı. Somatik tinnituslu yetişkinlerde egzersiz veya manuel terapiyi kontrol gruplarıyla (plasebo, bekleme listesi, diğer tedaviler) karşılaştıran RKÇ'ler dâhil edildi. Tinnitus şiddeti [tinnitus handikap envanteri (THI), tinnitus fonksiyonel indeksi (TFI), görsel analog skala (VAS)] birincil sonuçtu. Metodolojik kalite PEDro skalası ile değerlendirildi. Bulgular: Toplam 168 kayıttan 8 RKÇ (n=390 katılımcı) derlemeye dâhil edildi. Metodolojik kalite zayıf ila iyi (PEDro skorları: 4-8, ortalama: 6,0+/-1,51) arasında değişmekteydi. Bulguların nitel sentezi, müdahalelerin (sadece manuel terapi, sadece egzersiz ve kombine tedaviler) kontrol gruplarına kıyasla tinnitus şiddetini ve handikapını (THI, TFI, VAS) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalttığını gösterdi (p<0,05 ila p<0,001). Özellikle manuel terapiyi [miyofasiyal tetik nokta (MTN) deaktivasyonu, temporomandibular eklem (TME) mobilizasyonu] egzersizle birleştiren çoklu-modal yaklaşımlar (p<0,001) ve tek başına MTN deaktivasyonu (p<0,001) plasebo veya sadece egzersiz gruplarına göre üstün iyileşmeler sağladı. Sonuç: Mevcut kanıtlar, egzersiz terapisi ve manuel terapinin, özellikle kombine edildiğinde, somatik tinnituslu bireylerde tinnitus şiddetini ve ilişkili engeli azaltmada faydalı olabileceğini göstermektedir. Ancak, kanıt kalitesindeki değişkenlik ve çalışmalardaki heterojenlik göz önüne alındığında, bulguların doğrulanması için daha yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç vardır.