SON DÖRT YIL İÇERİSİNDE İDRAR KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN BAKTERİLERE KARŞI GELİŞEN ANTİBİYOTİK DİRENCİNDEKİ DEĞİŞİM

MEHMET MURAT RİFAİOĞLU, ASIF YILDIRIM, EREM KAAN BAŞOK, SARP KORCAN KESKİN, NAİL ÖZGÜNEŞ, REŞİT TOKUÇ

Urology Research & Practice - 2009;35(3):201-209

Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1. Üroloji Kliniği, İstanbul

 

Amaç: Çalışmamızın amacı üriner sistem infeksiyonu (ÜSİ) olan hastalarda izole edilen gram negatif çomaklara karşı gelişen yıllara göre antibiyotik dirençlerindeki değişimi belirlemektir. Gereç ve yöntem: Ocak 2005 ile Nisan 2008 arasında hastanemiz polikliniğine başvuran 2.850 (%75.3) ve yatan 924 (%24.7) toplam 3.739 hastanın idrar örnekleri retrospektif olarak incelendi. Amoksisilin-klavulanat, sefazolin, sefotaksim, sefoperazon-sulbaktam, seftazidim, aztreonam, amikasin, imipenem-silastatin, trimetoprim-sulfametoksazol, siprofloksasin, meropenem ve piperasilin-tazobaktamın gram negatif çomaklara karşı dirençlerine bakıldı. Gruplar arasında fark ki-kare testi kullanılarak analiz edildi. Bulgular: ÜSİ olan hastalarda, sırasıyla ayaktan ve yatan hasta grubunda olmak üzere, E. coli (n: 1892, %67.2; n: 458, %49.6), P. mirabilis (n: 212, %7.5; n: 40, %4.3), K. pneumoniae (n: 109, %3.9; n: 49, %5.3) ve P. aeruginosa (n: 90, %3.2; n: 97, %10.5) en fazla izole edilen organizmalardı. Poliklinik hastalarında E. coli‘ye karşı amoksisilin-klavulanat, trimetoprim-sulfametoksazol direncinde anlamlı bir düşüş varken (p<0.05), siprofloksasin direncinde (ortalama, %15.4) anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Yatan hastalarda ise imipenem-silastatin (ortalama, %1.2) ve amikasin (ortalama, %3.6) en az dirence sahiptir. Yatan hastalarda siprofloksasin direnci ise dört yılda E. coli‘ye karşı %40.2 oranı ile yüksektir. En fazla anti-psödomonal etkinlik ise %89.1 ve %87.6 oranları ile, sırasıyla, amikasin ve piperasilin-tazobaktama aittir. Sonuç: Gram negatif çomaklara karşı antibiyotik direnci dinamik bir süreç içindedir. Antibiyotik direncindeki en büyük etken antibiyotiklerin yaygın kullanımına bağlı olabilir. Bölgesel ve ulusal düzeyde antibiyotik kullanımı ve direnç gelişiminin izlenmesi ve antibiyotik kullanım politikalarının belirlenmesi gerekmektedir.