HÜSEYİN CAN, VİLDAN KANDEMİR, ÖZDEN GÜDÜK
Family Practice and Palliative Care - 2024;9(3):60-64
Giriş: Bu çalışma, son evre kanser hastalarının son günlerini evde veya hastanede geçirme tercihlerini, bu tercihlerinde palyatif servisine yatış semptomlarının ve kanser türlerinin etkisine odaklanarak araştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırma, Tekirdağ ilinde bulunan Dr. İFC Şehir Hastanesi’nin palyatif servisine kabul edilen 274 son evre kanser tanısı almış hasta ile yürütülmüştür. Tüm hastalardan tamamen bilinçli oldukları sırada görüşler toplanmıştır. Hastaların ölüm yerine ilişkin tercihleri ile yaşları, cinsiyetleri, sosyoekonomik durumları, palyatif serviste yatma süreleri yatış şikayetleri ve tanıları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Katılan hastaların yaklaşık üçte biri son günlerini evde, evde bakım gözetimi altında ölmeyi tercih etti. Bu tercihlerin hastaların yaşları, cinsiyetleri, sosyoekonomik durumları veya palyatif bakımda yatma sürelerinden etkilenmediği; ancak kanser tanıları ve palyatif servise yatışlarına neden olan semptomlardan etkilendiği tespit edildi. Pankreas kanseri olan hastalar hastanede ölmeyi tercih ederken, prostat ve meme kanseri olan hastalar evde ölümü daha fazla tercih ettiler. Sonuç: Eğer, son evrelerinde hastanelere başvuran kanser hastalarının ve bakım verenlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde, palyatif servislerde multidisipliner bir ekip tarafından yönetilen etkili ve planlı bir evde bakım programı sağlanabilirse, saptanan doğru hasta grubunun, tercihlerine uygun olarak, hayatlarının son dönemlerini evde geçirmelerini sağlanabilir.