Bülent Erdem ŞANLI, Esra TIĞLI, İlke Özer ASLAN, Neslihan Yıldırım SARAL, Yiğit ÇAKIROĞLU, Bülent TIRAŞ
Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2026;23(2):146-152
Amaç: Bu çalışmanın amacı, in vitro fertilizasyon (IVF) tedavisi gören düşük over rezerv (DOR) tanılı kadınlarda, sonografik endometrioma varlığına göre follikül sıvısı (FS) sitokin ve homosistein profillerini karşılaştırmak ve endometrioma ile ilişkili olası enflamatuvar değişiklikleri araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu prospektif karşılaştırmalı çalışmaya IVF tedavisi gören ve DOR tanısı bulunan toplam 60 kadın dahil edildi. Katılımcılar sonografik endometrioma varlığına göre iki gruba ayrıldı: Grup I, sonografik endometrioması olmayan kadınlardan (n=30); Grup II ise sonografik endometrioması bulunan kadınlardan (n=30) oluştu. FS örnekleri oosit toplama işlemi sırasında elde edildi ve inflamatuvar biyobelirteçler açısından analiz edildi. İnterlökin-1 beta (IL-1beta), IL-6, IL-8, IL-10, IL-12p70, IL-17A, IL-18, IL-23, IL-33, interferon- alpha2 (IFN-alpha2), IFN-gamma, tümör nekroz faktörü- alpha (TNF-alpha), monosit kemoatraktan protein-1 (MCP-1) ve homosistein düzeyleri LEGENDplex multipleks analiz yöntemi ve akım sitometrisi kullanılarak ölçüldü. Sitokin ve homosistein düzeyleri gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: IL-1beta, IL-6, IL-8, IFN- gamma ve MCP-1 dahil olmak üzere çoğu enflamatuvar sitokin düzeyi, sonografik endometrioması bulunan kadınlarda, sonografik endometrioması olmayan kadınlara kıyasla daha düşük bulundu. Buna karşılık TNF- alpha ve IL-33 düzeyleri endometrioma grubunda daha yüksek eğilim gösterdi. Homosistein düzeyleri de sonografik endometrioması bulunan kadınlarda daha düşük saptandı. Ancak gözlenen farklılıkların hiçbiri istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Genel olarak bulgular, DOR ve sonografik endometrioması bulunan kadınların FS mikroçevresinde belirgin ancak istatistiksel olarak anlamlı olmayan inflamatuvar eğilimler olduğunu düşündürdü. Sonuç: DOR ve sonografik endometrioması bulunan kadınlarda, sonografik endometrioması olmayan kadınlara kıyasla FS enflamatuvar belirteç profillerinde değişmiş eğilimler gözlenmiş, ancak istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonografik endometrioma yokluğunun endometriozisi dışlamadığı göz önünde bulundurularak bulgular dikkatli yorumlanmalıdır. IVF , embriyolojik ve üreme sonuçlarını içeren daha geniş prospektif çalışmalara, DOR ve endometriomalı kadınlarda FS biyobelirteçlerinin klinik önemini daha iyi açıklığa kavuşturmak için ihtiyaç vardır.