Nurşah TATOĞLU, Serap ALTUNTAŞ
Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;15(1):35-45
Sosyal karşılaştırma yönelimi bir kişi veya grubun kendisini veya grubunu başkalarıyla karşılaştırdığı süreci ifade eder. Kişiler burada aşağı yönlü, yukarı yönlü ve yatay (nötr-denk) karşılaştırmalarda bulunabilirler. Bu karşılaştırmalar sonucunda olumlu ve olumsuz duygular oluşabilir. Kişiler yaptıkları bu karşılaştırmalar sonucunda kendilerini veya gruplarını dezavantajlı olarak algılarlarsa yoksunluk hissi yaşayabilir ve öfke ve kızgınlık duyabilirler. Bu durum göreli yoksunluk olarak ifade edilmekte olup kişilerin algısına ve öznel değerlendirmelerine dayanan bilişsel bir durumdur. Göreli yoksunluktan söz edebilmek için kişi veya grupların mutlaka karşılaştırma yapması zorunlu olup oluşan yoksunluk algısının adaletsizlik ve eşitsizlikten kaynaklandığı görüşü hakimdir. Göreli yoksunluğun genel olarak stres, depresyon, anksiyete ve tükenmişlik ile ilişkilendirildiği görülmektedir. Hemşirelik mesleği de bireysel ve grup düzeyinde birçok karşılaştırmanın yapılması muhtemel olan ve multidisipliner ekip üyeleri ile çalışan bir meslek grubudur. Ancak hemşirelerin hangi sıklıkla, daha çok hangi konularda ve kimlerle bu karşılaştırmaları yaptıkları bilinmemektedir. Bununla birlikte bu karşılaştırmaların olumlu ve yoksunluk yaratan olumsuz yönleri açısından literatürde önemli bir açık bulunmaktadır. Literatürde hemşirelerin stres, depresyon, anksiyete ve tükenmişlik durumları hemşireleri elde tutma politikaları açısından sürekli incelenen konular arasındadır. Psikolojik sıkıntı olarak ifade edilen bu kavramların oluşmasında etkili olan hemşirelerin yoksunluk düzeylerini ve sosyal karşılaştırma yönelimlerini belirlemek bu nedenle önemlidir. Konuyla ilgili hazırlanan bu derleme çalışması özellikle hemşireleri elde tutma politikaları açısından literatüre önemli katkılar sunacaktır.