Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

SPERM ATP DÜZEYLERİ İLE SPERM HAREKETSİZLİĞİ ARASINDA DOĞRUSAL BİR İLİŞKİ VAR MI?

Ayla KARIMOVA, Mustafa ABUSAK, Nalin GÜMÜŞÇÜ, Hamdi ÖZKARA, İlhan ONARAN

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(1):21-27

İstanbul University Cerrahpasa Faculty of Medicine, İstanbul

 

Amaç: Asthenozoospermi (AS) ve oligoasthenoteratozoospermi (OAT), farklı derecelerde sperm hareketsizliği ile karakterize edilen erkek infertilitesi fenotipleridir. Adenosine triphosphate (ATP) eksikliğinin sperm motilitesinde azalmaya yol açtığı öne sürülmüş olsa da, hareketsiz sperm fenotipinin hücre içi ATP düzeyleri ile nasıl bir ilişki içinde olduğu yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışma, AS ve OAT olgularında sperm hareketsizliği ile ATP düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Materyal ve metod: Semen örnekleri, AT, AS tanılı ve fertil kontrol grubundaki erkeklerden oluşan üç gruptan (her grup n=30) toplanmış ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Sperm hücreleri ayrıldıktan sonra hücre lizatı içinde ATP ve Adenosine diphosphate (ADP) düzeyleri biyolüminesans yöntemiyle ölçüldü. Bulgular: OAT grubunda sperm ATP düzeyleri, hem AS hem de yaş-eşleştirilmiş kontrol grubuna göre daha yüksekti. ATP düzeylerindeki artışa rağmen, hiçbir grupta ilerleyici motilite yüzdesi ile ATP düzeyleri arasında anlamlı bir doğrusal ilişki gözlenmedi. OAT spermatozoalarında ADP/ATP oranı anlamlı şekilde yüksek bulundu ve bu oran motilite ile güçlü negatif korelasyon (r=-0,84, p<0,0001) gösterdi. Bu sonuçlar, motilite ve enerji metabolizmasındaki değişimlerin yalnızca ATP üretimi ile açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Sonuç: AS ve OAT gruplarında ATP düzeyleri ile ilerleyici motilite arasında doğrudan ilişki olmaması, azalmış motilitenin sperm ATP içeriğini etkileyen tek ya da başlıca faktör olmadığını göstermektedir. OAT grubundaki yüksek ADP/ATP oranı, ATP üretimi ve /veya dengesizlik olduğunu düşündürmektedir. Sperm fonksiyonları ve erkek infertilitesi incelenirken hem enerji sentezi hem de kullanım süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi önem arz etmektedir.