CEMİLE SEVGİ POLAT, DİDEM SEZGİN ÖZCAN, BELMA FÜSUN KÖSEOĞLU, HİLMİ UMUT TATLI, ŞULE ŞAHİN ONAT
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2018;21(3):126-132
Amaç: Bu çalışmada spinal kord yaralanmalı hastalarda travmadan sonraki ilk altı ay içinde depresyonun demografik ve klinik özellikler ile ilişkisi ve depresyonun yaşam kalitesine etkisi araştırıldı. Gereç ve Yöntemler: Travmatik spinal kord yaralanmalı yatarak rehabilitasyon programı alan 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, yaralanma etyolojisi ve yaralanma sonrası geçen süre kaydedildi. Yaralanma seviyesi ve şiddeti Amerikan Omurilik Derneği (ASIA) bozukluk ölçeği ile, fonksiyonel durum Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçütü (FIM) ile, yaşam kalitesi kısa form 36 ile, depresyon Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda depresyon ile kadın cinsiyet, düşük eğitim seviyesi, hasta bakıcısı tipi, ağrı ve uyku bozukluğu varlığı arasında anlamlı ilişki tesbit edildi. Depresyon ile yaralanma seviyesi, şiddeti ve fonksiyonel yetersizlik arasında ilişki saptanmadı. BDÖ skorları SF-36 yaşam kalitesi ölçeğinin bir çok alt parametresi ile negatif korele idi. Depresyon şiddetine göre yapılan gruplarda SF-36 mental alt parametre skorları açısından gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı fark izlendi. Yabancı bakıcı ile bakım, uyku bozukluğu ve ağrı olması klinik olarak anlamlı depresyon varlığı ile ilişkili bağımsız risk faktörü olarak bulundu. Sonuç: Bu çalışmada cinsiyet, eğitim seviyesi, hasta bakıcısı tipi, ağrı ve uyku bozukluğu varlığının spinal kord yaralanmalı hastalarda ilk altı ayda depresyonun en önemli belirteçleri olduğu görüldü. Bulgular hasta bakımında aile desteğinin önemini gösterdi. Ağrı, uyku bozukluğu ve depresyonu beraber tedavi etmek erken dönem rehabilitasyonda yaşam kalitesini arttırmak için önemlidir.