SPLENİK MARJİNAL ZON LENFOMA TANILI HASTALARDA SPLENEKTOMİ VE İLAÇ TEDAVİSİNİN SONUÇLARI

GÜLDANE CENGİZ SEVAL, PERVİN TOPÇUOĞLU, IŞINSU KUZU, ÖNDER ARSLAN, GÜNHAN GÜRMAN, MUHİT ÖZCAN

Türkiye'de Lösemi Lenfoma Miyelom Araştırmaları Dergisi - 2020;4(1):10-13

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Splenik marjinal zon lenfoma (SMZL), nadir görülen B hücreli malignitelerden biri olup splenektomi dışında standart bir tedavisi bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, tek merkezde takip edilen SMZL hastalarının klinik özelliklerini ve prognozu değerlendirmektedir. Hastalar ve Yöntem: Bu çalışmaya, 2008-2018 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalında SMZL tanısı alan hastalardan üç aylık takip verileri tam olan 56 hasta dahil edildi. Hastaların 36 (%69)’sı kadın, 16 (%31)’sı erkek olup medyan yaş 58.8 yıl (aralık: 36-88 yıl) olarak bulundu. Çalışmaya dahil edilen hastalar medyan 36.5 ay (aralık 3-116 ay) takip edildi. Bulgular: Hastaların %95.2’sinde tanı sırasında splenomegali tespit edilmiştir. Hastaların 46 (%82.1)’sında kemik iliği infiltrasyonu, 11 (%19.6)’inde ise lenfadenopati varlığı görülmüştür. Hastaların ilk sıra almış olduğu tedaviler değerlendirildiğinde; 25 (%44.6) hastaya sitotoksik kemoterapi, 20 (%35.7) hastaya splenektomi, 3 (%5.4) hastaya rituksimab monoterapisi yapılırken, bir hasta tedavisiz takip edilmiştir. Toplam 7 (%12.5) hastaya ise kemoterapi kürlerinin herhangi bir zamanında splenektomi yapılmıştır. Sitotoksik kemoterapi verilen 25 hastanın; 11 (%44)’inde tam yanıt (TY), 8 (%32)’inde kısmi yanıt (KY), 6 (%24)’sında stabil hastalık (SH) elde edilmiştir; tüm tedavi oranı (ORR) %76’dır. Çalışmaya dahil edilen hastaların üç yıllık tüm sağkalım (OS) ve progresyonsuz sağkalım (PFS) oranları sırasıyla; %92.3 ± 7.4 ve %87.2 ± 8.6’dır. Hastalara splenektomi yapılmasının OS ve PFS üzerine etkisinin olmadığı görülmüştür (p= 0.48, p= 0.21). Sonuç: Splenektomi, splenomegaliye bağlı semptomları olan hastalarda ilaç tedavisi ile birlikte değerlendirildiğinde yüksek yanıt oranları ile iyi bir seçenek gibi görünmektedir. Ancak SMZL yeni tanılı hastalarda ilk basamakta kullanılacak en etkili tedaviyi belirlemek için geniş hasta sayısı içeren, randomize kontrollü çalışmaların planlanması gerekmektedir.