AYŞEN TASLAK ŞENGÜL, YASEMİN BİLGİN BÜYÜKKARABACAK, TÜLİN DURGUN YETİM, BURÇİN ÇELİK, PELİN SÜRÜCÜ, AHMET BAŞOĞLU
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2014;25(1):27-33
AMAÇ: Bu çalışmada, 2000-2011 yılları arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’nde tedavi edilmiş spontan pnömotorakslı hastaları geriye dönük olarak değerlendirmek amaçlandı. YÖNTEMLER: Spontan pnömotoraks tanısı ile takip ve tedavi edilmiş 160 hasta yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, etiyoloji, tanı yöntemleri, tedavi Şekillerine göre geriye dönük olarak değerlendirildi. BULGULAR: Hastaların 144’ü erkek, 16’sı kadındı. 86 hastada primer spontan pnömotoraks (PSP), 74 hastada sekonder spontan pnömotoraks (SSP) tespit edildi. SSP’li hastalarda en sık etiyolojik nedenler kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve tüberkülozdu. Hastaların 149’una kapalı su altı drenajı, 53’üne cerrahi tedavi, 20’sine plörodezis, 18’ine nazal oksijen tedavisi uygulandı. Cerrahi tedavi ve plörodezis uygulanan hastalarda nüks izlenmezken, nazal oksijen tedavisi alan hastaların beşinde, tüp torakostomi uygulanan hastaların 21’inde nüks tespit edildi. Ortlama hastanede kalış 10 gün, mortalite oranı %1.8 idi. SONUÇ: Spontan pnömotorakslı hastalarda tüp torakostominin yetersiz kaldığı durumlarda video yardımlı toraks cerrahisi ya da torakotomi ile cerrahi tedavi altın standarttır. Cerrahi tedavi seçeneklerinin kullanılamadığı hastalarda, nüksü önlemek için plörodezis akılda bulundurulmalıdır.