MYKOLA KOPYTSYA, YAROSLAVA HILOVA, YULİİA RODIONOVA, IGOR POLIVENOK, BORYS SHELEST
Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 2021;23(2):174-180
Amaç: Bu çalışmanın amacı, ST-segment yükselmesi (STEMI) olan miyokard enfarktüslü hastalarda perkütan koroner girişim sonrası tümörijenisitenin çözünür baskılanması 2 (soluble suppression of tumorigenicity 2, sST2) seviyesi ile epikardiyal kan akımının düzelme derecesi arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya ortalama yaşı 59.85±10.01 yıl olan 61 hasta (%83,6 erkek) dahil edildi. sST2 seviyesi enzim immunoassay ile ölçüldü. Hastalar iki gruba ayrıldı. Birinci grup (n=12) miyokard enfarktüsünde tromboliz (thrombolysis in myocardial infarction, TIMI) ≤II akım dereceli hastaları, ikinci grup (n=49) ise TIMI III akım dereceli hastaları içeriyordu. Bulgular: Epikardiyal kan akımı azalmış (TIMI≤II) olan grupta perkütan koroner girişim sonrası hastalığın ilk saatlerinde sST2 düzeyi anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.003). Alıcı işlem karakteristiği eğrisi analizi, başvuru sırasında saptanan 34,2 ng/ml’nin üzerindeki sST2 düzeylerinin, STEMI hastalarında %92,3 duyarlılık ve %62,5 özgüllük ile advers revaskülarizasyonun (TIMI ≤II) bağımsız bir ön gördürücüsü olduğunu göstermiştir; eğri altında kalan alan 0,811 (%95 GA: 0,651 - 0,873; p=0,001) idi. Hem tek değişkenli (OR: 1,020; %95 GA: 1,001-1,041; p=0.028) ve hem de çok değişkenli (OR: 1,030; %95 GA: 1,002-1,057; p=0.033) analizler sST2’nin epikardiyal vasküler revaskülarizasyonun olumsuz sonucunun (TIMI≤II) anlamlı bir ön gördürücüsü olduğunu gösterdi. Sonuç: sST2, STEMI olan hastalarda perkütan koroner girişim sonrası kan akımındaki iyileşme derecesi ile yüksek oranda ilişkilidir ve prognostik bir belirteç olarak büyük klinik öneme sahiptir.