ÖZDEN ÖZDEMİR BAŞER, DERYA KÖSEOĞLU, ZEYNEP ÇETİN, MERVE ÇATAK
Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2022;60(1):79-83
Amaç: Çalışmamızın amacı subakut tiroidit (SAT) tanılı hastalarda kan parametrelerinden hipotiroidi gelişimini öngörecek markerlar elde etmektir. Materyal Metod: Çalışmaya 133 SAT tanılı hasta alındı. Hastalar hipotiroidi gelişen ve gelişmeyen olarak iki gruba ayrıldı. Her iki gruptaki hastaların hemogram, albumin ve C- reaktif protein (CRP) seviyeleri ve bunlardan edilen trombosit-albumin oranı (PAO), trombosit -CRP oranı (PCO), CRP-albumin oranı (CAO) karşılaştırıldı. Bulgular: Hipotiroidi gelişen hasta grubunda serum trombosit düzeyi diğer gruptan istatistiksel anlamlı yüksekken, albümin ve CRP’nin anlamlı düşük olduğu görüldü (sırasıyla p< 0.001, p< 0.001 ve p=0.003). Trombosit düzeyinin yüksek, CRP ve albümin düzeylerinin düşük olması nedeniyle yapılan PAO, CAO, PCO gibi oransal değerlerde her iki grupta istatistiksel anlamlı fark saptandı (sırasıyla p< 0.001, p=0.035, p<0.001). ROC analizinde PAO 113.51 değerinin SAT tanılı hastalarda kalıcı hipotiroidiyi öngörmede %81 sensitivite ve %93 spesifiteye sahip olduğu, PCO için ise 9.06 değerinin %88 sensitivite ve %69 spesifiteye sahip olduğu görüldü. Regresyon analizinde PAO’nun kalıcı hipotiroidi gelişimini ön görmede bağımsız risk faktörü olduğu saptandı. Sonuç: Çalışmamız, SAT tanısında yaygın olarak kullanılan ve inflamasyon göstergesi olan PAO ve PCO’nun hipotrioidi gelişimini öngörebileceğini göstermiştir. Bu özelliği ile SAT tanılı hastalarda kalıcı hipotiroidi gelişimini predikte etmede bağımsız bir risk faktörünü koyan ilk çalışmadır ve literatürde benzer çalışma bulunmamaktadır. Eğer tedavi seçimi gerçekten kalıcı hipotiroidi gelişimini etkiliyorsa hangi hastada hangi tedavinin seçileceği önemlidir. Tedavi seçimine karar vermek için de tanıda bakılan PAO ve PCO değerleri bizi yönlendirebilir.