ERSİN ŞENSÖZ, ENGİN ECEVİZ
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2024;35(1):65-69
GİRİŞ ve AMAÇ: Ameliyat öncesi MR kesitlerinde subscapularis tendon rüptürünün teşhis edilmesi zor olabilir. Bu çalışmada subscapularis tendon yaralanmalarında subkorakoid efüzyonun (SE) daha sık görülüp görülmediği ve bunun bir belirteç olarak kullanılıp kullanılamayacağı araştırıldı. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmada rotator manşet yırtığı nedeniyle ameliyat edilen 142 hastayı retrospektif olarak inceledik. Subskapularis tendon yırtığı olan hastalar 26 hastadan oluşan Grup 1 olarak sınıflandırılırken, subskapularis tendonu sağlam ancak diğer manşet patolojileri olan hastalar 116 hastadan oluşan Grup 2 olarak sınıflandırıldı. Tüm hastaların ameliyat öncesi MR kesitleri incelendi. Subkorakoid bursada efüzyon varlığını, subskapular bursada efüzyonu, akromiohumeral mesafeyi ve korakohumeral mesafeyi değerlendirdik.208 hastayı retrospektif olarak inceledik. Çalışmaya rotator manşet yırtığı nedeniyle ameliyat edilen 142 hastayı dahil ettik. Hastaların ameliyat öncesi MR görüntülerini ve ameliyat notlarını inceledik. Subskapularis rüptürü olan hastalar 26 hastadan oluşan Grup 1 olarak sınıflandırılırken, subskapularis sağlam ancak diğer manşet patolojileri olan hastalar 116 hastadan oluşan Grup 2 olarak sınıflandırıldı. BULGULAR: Gruplar arasında cinsiyet, yaş ve cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi. 142 hastanın 26’sında (%18) artroskopik olarak doğrulanmış Ssc yırtığı vardı. Bunlardan 22’si onarıldı, 4’üne debridman uygulandı. Akromiohumeral mesafe (p: 0.253) ve korakohumeral mesafe (p: 0.12) açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Gruplar arasında subskapular bursa efüzyonu açısından anlamlı fark bulunamadı (p: 0.81). Gruplar arasındaki SE farkı istatistiksel olarak anlamlıydı (p: 0.0003). TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışma ile ameliyat öncesi dönemde çekilen MR görüntülerinde subkorakoid efüzyon görülmesinin subskapularis yırtıklarının tanısındaki etkinliğini ortaya koyduk. Subskapularis yırtığı olan hastalarda anlamlı olarak daha sık görüldüğünü bulduk.