SÜNNET İÇİN BAŞVURAN ÇOCUK HASTALARDA MUAYENEDE SAPTANAN ÜROGENİTAL ANOMALİLER

MEVLUT KELES, ABDULLAH CİRAKOGLU, ERDAL BENLİ, IBRAHİM YAZİCİ, NURULLAH KADİM, AHMET YUCE

ODÜ Tıp Dergisi - 2024;11(3):115-121

Ordu University, Faculty of Medicine, Department of Urology, Ordu, Turkiye

 

Amaç: Sünnet Türkiye’de ve birçok ülkede sosyo-kültürel nedenlerle rutin olarak uygulanan bir işlemdir. Ebeveynler çocuklarını üroloji kliniklerine sünnet talebiyle getirmektedirler. Bu çocukların tam bir ürogenital muayeneden geçmesi çok önemlidir çünkü bu muayene ile tedavi gerektiren birçok ürogenital anomali tespit edilebilir. Bu çalışmada sünnet için kliniğimize getirilen çocuklarda saptanan ürogenital anomalileri belirlemeyi amaçladık. Materyal ve Metot: Bu çalışmada Eylül 2015-Eylül 2021 tarihleri arasında üroloji kliniğimize sünnet için başvuran 190 çocuk olgunun muayene bulguları retrospektif olarak incelendi. Her çocuğun standart penis, üretra, testis ve skrotum muayeneleri yapıldı. İnmemiş testis varlığı ve lateralitesi, retraktil testis varlığı ve lateralitesi, fimosis varlığı ve derecesi, hipospadias varlığı ve lokalizasyonu, gömülü penis varlığı ve derecesi, penis kordi-eğriliğinin varlığı ve açısı, penoskrotal web varlığı, hidrosel varlığı ve lateralitesi, üretral stenoz varlığı ve üretral duplikasyon varlığı araştırıldı. Sünnet derisi geri çekilemediğinde veya geri çekildiğinde penis başının yarısından daha azı görülebildiğinde tam fimozis; penis başının yarısından fazlası görülüp penisin tamamı görülemiyorsa parsiyel fimozis; sünnet derisi zorlanmadan kolayca geri çekilebildiğinde ve glans penis tam görüldüğünde fimozis olmadığı kaydedildi. Gömük penis derecelendirilirken, tam ve kısmi gömülü penis kaydedildi. Bulgular: Eylül 2015-Eylül 2021 tarihleri arasında Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi üroloji kliniğine sünnet için başvuran 190 çocuk olgunun muayene bulgularının değerlendirildiği çalışmamızda toplam 127 çocukta ürogenital anomali saptandı (%66). Gömük penis (46 olgu, %24) en sık karşılaşılan ürogenital anomaliydi. İnmemiş testis ikinci sıklıkta (19 olgu, %10), retraktil testis (15 olgu, %7) üçüncü sıklıkta anomaliydi. Bunları takiben 11 olguda fimozis, 6 olguda penil eğrilik, 3 olguda hipospadias, 3 olguda hidrosel, 1 olguda penoskrotal web ve 1 olguda üreteral meatus duplikasyonu saptandı. Sonuç: Sünnet, Türkiye’de olduğu gibi birçok ülkede hem tıbbi hem de sosyo-kültürel nedenlerle yapılan küçük cerrahi bir uygulamadır. Ancak çalışmamızın da ortaya koyduğu gibi bu nedenle başvuran hastalarda ciddi oranlarda ürogenital anomalilerle karşılaşılmaktadır. Bu hastalarda dikkatli fizik muayene çok önemlidir.