SÜNNET OLAN ÇOCUKLARDA SAĞLIK BİLMECELERİNİN KORKU, KAYGI VE AĞRI ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ: OYUN TEMELLİ VE FARMAKOLOJİK OLMAYAN YAKLAŞIMLARA YÖNELİK BİR DERLEME

Hatice OĞUZHAN, Fatma GÜDÜCÜ TÜFEKCİ

YOBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2026;7(2):144-151

Gümüşhane Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Sağlık Bakım Hizmetleri Bölümü, Gümüşhane, Türkiye

 

Sünnet, dünya genelinde çocukluk döneminde sık uygulanan cerrahi girişimlerden biri olup, özellikle 3-6 yaş grubundaki çocuklarda korku, kaygı ve ağrı gibi olumsuz psikolojik ve fiziksel deneyimlerle ilişkilendirilmektedir. Süreci devam eden doktora tezimizden türetilmiş olan bu derleme, sünnet edilen 3-6 yaş grubundaki çocuklarda sağlık temalı bilmecelerin korku, kaygı ve ağrı üzerindeki olası etkilerini incelemeyi ve bu yaklaşımı oyun temelli, non-farmakolojik müdahaleler bağlamında literatür ışığında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu durum, sünnet sürecinin yalnızca fiziksel etkilerle sınırlı kalmayıp, psikolojik boyutlarının da dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. Literatürde, dikkat dağıtıcı tekniklerin sünnet sırasında ve sonrasında çocuklarda ağrı, korku ve kaygıyı anlamlı düzeyde azalttığı; terapötik oyun temelli yaklaşımların ise ameliyat öncesi ve sonrası kaygı ile tıbbi korkuların azaltılmasında etkili olduğu bildirilmektedir. Sanal gerçeklik uygulamaları, terapötik oyunlar, müzik terapisi, hikâye anlatımı, tablet tabanlı uygulamalar ve çeşitli görsel-işitsel teknikler pediatrik bakımda yaygın olarak kullanılan non-farmakolojik dikkat dağıtma yöntemleri arasında yer almaktadır. Ancak bu yöntemlerin önemli bir bölümü teknolojiye dayalı olup özel ekipman, teknik altyapı ve eğitimli personel gerektirmektedir. Buna karşılık, sözel ve oyun temelli dikkat dağıtıcı yöntemler arasında yer alan bilmeceler, çocukların dikkatini sürdürme, merak uyandırma ile kavramsal düşünme ve problem çözme becerilerini destekleyen etkili araçlar olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, sağlık ve sünnetle ilişkili bilmeceler; terapötik oyun ve dikkat dağıtma stratejilerini bütünleştiren, uygulanabilirliği yüksek ve maliyeti düşük yapılandırılmış bir non-farmakolojik yaklaşım olarak, çocukların duygusal tepkilerini düzenleme ve cerrahi sürece uyumu artırma potansiyeline sahip bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.