SÜPERİOR SULKUS TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ YAKLAŞIMLAR VE PROGNOSTİK FAKTÖRLER

Hüseyin Evren EREN, Tamer ALTINOK, Abdullah İrfan TAŞTEPE

Hitit Medical Journal - 2026;8(3):508-521

Amasya University, Faculty of Medicine, Sabuncuoğlu Şerefeddin Training and Research Hospital, Department of Thoracic Surgery, Türkiye, Amasya

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Süperior Sulkus Tümörlü (SST) hastalarda cerrahi yaklaşımları, klinik özellikleri ve prognostik faktörleri değerlendirmek ve rezeksiyon tipine göre sağkalımı analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: 1997 ile 2004 yılları arasında cerrahi tedavi uygulanan, histopatolojik olarak SST tanısı doğrulanmış 20 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların sekizi retrospektif, on ikisi prospektif olarak değerlendirildi. Demografik, klinik, radyolojik, histopatolojik ve tedaviye ilişkin veriler analiz edildi. Sağkalım analizleri Kaplan - Meier yöntemi ile yapıldı ve gruplar arası farklar log - rank testi ile değerlendirildi. Bulgular: Tüm hastalar erkek olup, ortalama yaş 53 yıl idi. En sık başvuru semptomu ağrıydı (%100). Tümörler çoğunlukla sağ hemitoraksta yerleşmişti (%75). Hastaların %85'ine lobektomi, %15'ine sınırlı pulmoner rezerv nedeniyle wedge rezeksiyon uygulandı. Postoperatif komplikasyon oranı %45 olup, en sık atelektazi görüldü. En sık histopatolojik alt tip skuamöz hücreli karsinomdu. Lobektomi uygulanan hastalarda medyan sağkalım süresi wedge rezeksiyon grubuna göre daha uzundu (38 aya karşı 14 ay), ancak fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,075). Lenf nodu tutulumu ve vertebra invazyonu olan hastalarda daha kötü sağkalım izlendi. Sonuç: Rezeksiyonun genişliği, nodal durum ve lokal invazyon SST'de prognozu belirleyen temel faktörlerdir. Lobektomi, sınırlı rezeksiyona göre daha iyi sağkalım ile ilişkili bulunmuş olmakla birlikte, bu bulgular dikkatli yorumlanmalıdır. Multimodal tedavi yaklaşımlarındaki gelişmelere rağmen, prognostik belirleyiciler klinik karar verme sürecinde önemini korumaktadır.