ŞÜPHELİ AKUT İNME HASTALARINDA YAPILAN BT ANJİYOGRAFİ AKUT BÖBREK HASARINA NEDEN OLUR MU?

Erhan ALTUNBAŞ, Mustafa ALTUN, Emir ÜNAL, Çiğdem ÖZPOLAT

Anatolian Journal of Emergency Medicine - 2026;9(3):149-156

Marmara University School of Medicine, Department of Emergency Medicine, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Akut iskemik inme şüphesiyle acil servise başvuran ve kontrastlı kraniyoservikal bilgisayarlı tomografi anjiyografisi (BTA) uygulanan hastalarda kontrast madde ilişkili akut böbrek hasarı (KM-ABH) insidansını belirlemek ve bu duruma eşlik eden klinik belirleyicileri saptamaktır. Gereç ve Yöntemler: Üçüncü basamak bir inme merkezinin acil servisinde, Mart-Eylül 2024 tarihleri arasında inme şüphesiyle kraniyoservikal BTA çekilen hastalar retrospektif, tek merkezli kohort olarak değerlendirildi. On sekiz yaş üstü, 7 günlük takip verisi bulunan hastalar dahil edildi; diyaliz hastaları ve eksik verisi olanlar dışlandı. Hastalar glomerüler filtrasyon hızına (GFH) göre normal/hafif KBH, KBH III ve KBH IV olarak sınıflandırıldı. Birincil sonlanım, serum kreatininde 48 saat içinde >=0,3 mg/dL veya 7 gün içinde bazale göre >=1,5 kat artış olarak tanımlanan ABH gelişimiydi. Bağımsız risk belirleyicileri çok değişkenli lojistik regresyon ile incelendi. Bulgular: Toplam 282 hasta analiz edildi (211 normal/hafif KBH, 61 KBH III, 10 KBH IV). ABH 20 hastada (%7) gelişti. ABH gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında yoğun bakım ünitesine yatış, hemorajik inme tanısı, inotrop/kalsiyum kanal blokeri/antibiyotik/steroid/antikonvülzan kullanımı ve verilen intravenöz sıvı miktarı açısından anlamlı fark saptandı (p<0,05). Yaş, cinsiyet ve eGFR gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi. Çok değişkenli analizde yoğun bakım yatışı (OR 4,72), inotrop kullanımı (OR 37,82) ve intravenöz sıvı miktarı (OR 0,27) bağımsız belirleyiciler olarak bulundu. Normal GFH ile KBH III/IV grupları arasında ABH gelişimi açısından anlamlı bir fark yoktu (p=0,985). Sonuç: İnme şüphesiyle başvuran ve kraniyoservikal BTA uygulanan hastalarda ABH gelişebilir; ancak bozulmuş GFH ile ABH gelişimi arasında anlamlı bir ilişki gösterilememiştir. Nefrotoksik ilaçların dikkatli kullanımı ve dengeli intravenöz sıvı replasmanı ABH gelişimini azaltabilir. KM-ABH korkusu, büyük damar tıkanıklığı riski taşıyan akut iskemik inme hastalarında tanısal BTA veya endovasküler girişimlerin geciktirilmesine veya atlanmasına neden olmamalıdır.