Asuman AKAR, Nurettin ÜNAL
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(2):322-330
Amaç: Bu çalışma, tam düzeltme ameliyatı uygulanmış Fallot Tetralojisi (FT) tanılı hastalarda orta dönem klinik sonuçları incelemek ve özellikle pulmoner kapak replasmanı (PVR) gereksinimini belirleyen faktörleri değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Materyal ve metod: 1992-2014 yılları arasında FT nedeniyle tam düzeltme cerrahisi uygulanmış 239 hastadan, düzenli poliklinik izlemi ve ekokardiyografik (EKO) verileri mevcut olan 84 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Preoperatif demografik ve ekokardiyografik (EKG) bulgular, cerrahi teknikler, postoperatif EKO/EKG verileri ve seçilmiş olgularda kardiyak manyetik rezonans (MR) sonuçları değerlendirilmiştir. Pulmoner yetersizlik (PY), triküspit yetersizliği (TY), triküspit anüler düzlem sistolik ekskürsiyonu (TAPSE), QRS süresi, sağ ventrikül çıkım yolu(RVOT) anevrizması ve rezidüel ventriküler septal defekt (VSD) gibi değişkenlerin PVR ile ilişkisi tek değişkenli ve çok değişkenli analizlerle test edilmiştir. Bulgular: Ortalama ameliyat yaşı 1,5 yıl (1,0-5,0), ortalama izlem süresi 5 yıl (2,0-9,25) olup orta dönemde mortalite görülmemiştir. Hastaların 49'unda (%58) orta-ağır PY, 36'sında (%43) orta-ağır TY gelişmiştir. Reoperasyon oranı %28,6 (n: 24), PVR oranı %12 (n:10) olarak bulunmuştur. PVR yapılan hastalarda MR ölçümleri belirgin sağ ventrikül dilatasyonu, artmış sağ ventrikül sistol sonu volümü (RVESV) ve azalmış sağ ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (RVEF) ile uyumlu bulunmuştur (pulmoner yetmezliğin regürjitasyon fraksiyonu 57,17+/-30,7 ml/m2; sağ ventrikül end sistolik volümü 91+/- 23,55 ml/m²; sağ ventrikül EF % 40+/-5,0; sağ ventrikül end diastolik volümü 149,5+/-48 ml/m²).Çok değişkenli analizde yalnızca ağır PY'nin PVR için bağımsız risk faktörü olduğu belirlenmiştir (OR, 95%Cl ve p değerleri sırasıyla 18.18, 3.38-97-59, <0.001) Sonuç: Çalışmamızda FT onarımı sonrası en sık reoperasyon nedeni ventriküler septal defekttir. Operasyon sonrası dönemde hem triküspid, hem de pulmoner yetmezlikte anlamlı artış izlenmiştir. Ağır pulmoner yetersizlik, pulmoner kapak replasmanı gereksiniminin bağımsız belirleyicisi olarak saptanmıştır. Operasyon sonrası QRS süresi uzamıştır, ancak bunun malign aritmiler ile ilişkisi için daha çok ve daha uzun süreli izlem yapılan çalışmaya ihtiyaç vardır. Düzenli ekokardiyografik, elektrokardiyografik ve gerektiğinde kardiyak MR ile yakın izlenmesi, uygun zamanda yeniden girişim planlanması açısından önemlidir.