Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TEDAVİLERE EKLENEN YENİ NESİL PROBİYOTİKLER: AİLENİN YENİ ÜYELERİ

Funda ŞAHİN, Hakan TEMİZ

Turkish Journal of Health and Sport - 2025;6(3):124-134

Adıyaman Üniversitesi, Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D. Merkez, Adıyaman, Türkiye

 

Bağırsak mikrobiyomu araştırmalarındaki güncel ve devam eden gelişmeler, bağırsak mikrobiyotasının potansiyel olarak faydalı probiyotik mikropların keşfedilmemiş bir yönlerinin rolüne işaret etmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda hem toplum bilinci hem de yeni nesil probiyotiklerin kullanımı artmaktadır. Bu nedenle; akademik ve endüstriyel araştırmalar, yeni nesil probiyotiklerin (YNP'ler /next-generation probiotics) geliştirilmesi için yeni mikrobiyal suşları belirleme ve araştırma yönündedir. Günümüzde, bağırsak mikrobiyomunu değiştiren ve çeşitli hastalıkların gelişimini etkileyen biyoterapötikler olarak YNP'lere olan ilgi artmaktadır. Bu derlemenin amacı, bağırsakta bulunmalarının çeşitli hastalıkların gelişimi üzerinde etkili olabileceği düşünülen YNP dikkat çekmek ve özellikle Paecalibacterium prausnitzii, Bacteroides fragilis, Akkermansia muciniphila, Prevotella copri, Christensenella minuta, Parabacteroides goldsteinii, Eubacterium hallii ve Roseburia spp. gibi bazı adaylar hakkında bilgi sunmaktır. Mevcut çalışmalar, YNP'lerin faydalı rollerine işaret etmekte ve bu mikroorganizmaların gelecekte ümit verici tedavi seçenekleri sunabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, söz konusu mikroorganizmaların çoğunun çeşitli kronik hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde potansiyel taşıdığı düşünülsede, insanlar üzerinde yapılmış klinik araştırmalar hâlen sınırlıdır. Bu nedenle, bu probiyotiklerin otoriteler tarafından onaylanması nadir görülmektedir. Derlememizde, YNP'lerle ilgili temel noktalar ele alınmakta ve geniş klinik uygulamalarını engelleyen başlıca sorunlara dair bir bakış açısı sunulmaktadır. Ayrıca, gelecekteki araştırmaların bu probiyotiklerin izolasyonu, etki mekanizmalarının aydınlatılması, güvenlik değerlendirmeleri ve insanlar üzerinde klinik etkinliklerinin ortaya konulmasına odaklanması gerektiği vurgulanmaktadır.