TEK UMBİLİKAL ARTER TESPİT EDİLEN OLGULARIN GEBELİK SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

CEYDA SANCAKLI USTA, ÇAĞLA BAHAR BÜLBÜL, ORKUN ÇETİN, AKIN USTA, ERTAN ADALI

Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2020;58(3):273-278

Balıkesir Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Balıkesir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı tek umbilikal arter insidansı (TUA) ile TUA saptanan hastaların maternal ve perinatal sonuçlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmada, gebeliğin 13-24. haftalarında yapılan ultrasonografi incelemesinde TUA saptanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Değerlendirme sırasında, TUA tanısı konulan toplam 38 hasta ile kontrol grubu için TUA olmayan ve rastgele seçilen 76 hastanın gebelik sonuçları karşılaştırılmıştır. Araştırma verileri, MedCalc 19.2.1 bilgisayar yazılım programı ile analiz edildi. P < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: TUA insidansı tekiz ve ikiz gebelerde sırayla % 1.2 ve % 2.3 olarak bulundu. Eşlik eden konjenital anomali açısından değerlendirildiğinde, TUA tespit edilen hastaların % 26.3’ünde piyelektazi, omfalosel, lateral ventrikülomegali, yarık damak dudak, kas iskelet sistem anomalileri ve kardiyak anomaliler gibi çeşitli konjenital malformasyonların olduğu tespit edilidi. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, TUA tespit edilen hastaların doğumdaki gebelik yaşı (p = 0.0336) ve fetusun doğum kilosu (p = 0.0431) istatistiksel olarak düşük bulundu. Ayrıca TUA’lı hastalarda, sezaryen (p = 0.0002), spontan abortus (p = 0.0445), preterm doğum (p = 0.0099) ve IUGR oranları (p = 0.0104) kontrol grubundan istatistiksel olarak daha yüksek bulundu. Ek olarak, TUA’ya eşlik eden konjenital anomali varlığı artmış abortus ve artmış sezaryen oranı ile ilişkili bulundu. Sonuç: Gebelikte TUA tespit edilen hastalar sadece kromozomal hastalık ve konjenital anomali açısından değil, aynı zamanda kötü obstetrik sonuçlar açısından da riskli gebelik grubunda kabul edilip sıkı takip edilmelidir.