Selim KANDEMİR, Fatma Ferda VERİT
Ege Journal of Medicine - 2026;65(2):305-312
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 2010 -2016 yılları arasında tersiyer bir referans merkezinin Kolposkopi Ünitesinde değerlendirilen ve Yüksek Dereceli Skuamöz İntraepitelyal Lezyonun Dışlanamadığı Atipik Skuamöz Hücre (ASC -H) sitoloji sonucuna sahip hastaların demografik özelliklerini analiz etmek ve bu özelliklerin literatürde serviks kanseri gelişimi için tanımlanmış risk faktörleri ile uyum derecesini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2010 ile Temmuz 2016 tarihleri arasında kolposkopi ünitesinde ASC -H sitoloji sonucu ile değerlendirilen hastaların tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelendi. Demografik ve obstetrik veriler tarandı ve tanımlayıcı istatistiksel analizler yapıldı. Bulgular: ASC-H saptanan 62 hastanın ortalama yaşı 41, ilk cinsel ilişki yaşı ortalaması ise 21,2 olarak saptandı. Sosyodemografik analiz, ağırlıklı olarak düşük sosyoekonomik bir profil ortaya koydu; hastaların %87'sinin okur -yazar olmayan veya ilkokul mezunu olduğu, %88'inin ev hanımı olduğu ve %62'sinin iç göçmen olduğu belirlendi. Ayrıca, hastaların %61'i herhangi bir kontrasepsiyon yöntemi kullanmadığını bildirdi. Toplu olarak değerlendirildiğinde; erken ilk cinsel ilişki yaşı, multiparite ve (iç göç ile sınırlı eğitim/iş gücüne katılım ile karakterize edilen) düşük sosyoekonomik düzey gibi göstergeler, ASC-H için belirgin bir risk profili oluşturmaktadır. Sonuç: Özellikle düşük sosyoekonomik düzeye sahip hastalarda gözlenen yüksek ASC -H sıklığı, ulusal serviks kanseri tarama programlarının, potansiyel olarak mobil tarama üniteleri veya hedefe yönelik eğitim kampanyaları aracılığıyla bu dezavantajlı popülasyonlar için daha erişilebilir hale getirilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Ayrıca bu bulgular, klinisyenlerin etkili ve kişiselleştirilmiş yönetim planları oluşturmak için yalnızca sitolojik sonucu değil, aynı zamanda hastanın sosyal risk profilini de dikkate alarak daha bütüncül bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini göstermektedir.