Fadime BAYRI BİNGÖL, Arzu AYDOĞAN, Emine PİŞKİN, Esma AKAR, Zümre YETİŞEN
Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;17(3):0-0
Amaç: Çocukluk çağı olumsuz yaşantıları bireyin sonraki yaşamında sağlığını olumsuz etkileyebilmekte ve beslenme bozukluklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Gebelikte yeme bozukluklarının varlığı hem annenin hem de fetüsün sağlık risklerini artırmaktadır. Bu araştırma, çocukluk çağı olumsuz yaşantılarının, gebelik döneminde duygusal yeme ve ortoreksiya üzerinde etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte olan çalışmanın verileri, Nisan-Mayıs 2023 tarihleri arasında WhatsApp üzerinden dağıtılan çevrimiçi bir anket kullanılarak toplanmıştır. Çalışmaya aile sağlığı merkezine başvuran, 203 gebe kadın dahil edilmiştir. Verilerin elde edilmesinde Genel Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılar Ölçeği, ORTO-11 Testi ve Duygusal Yeme Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalamasının 28,47+/-5,00 (19-45) olduğu, gebelik haftasının ortalamasının 24,61+/-10,11 (8-42) olduğu, %68'inin üniversite mezunu olduğu, %41,4'ünün düzenli bir işte çalıştığı ve %74,4'ünün gebelik döneminde diyetisyen desteği almadığı belirlenmiştir. Gebelerin çocukluk çağı olumsuz yaşantısının olması ortoreksiya puanlarını etkilemezken (p>0,05), çocukluk çağı olumsuz yaşantı sayısı arttıkça duygusal yeme puanının da arttığı belirlendi (p=0,002, r=0,213). Ayrıca duygusal yeme puanı arttıkça, ortoreksiya puanının azaldığı belirlenmiştir (p<0.001, r=-0.244). Sonuç: Gebe kadınlarla temas halinde olan tüm sağlık çalışanları kadınları bütüncül değerlendirmeli, gerekli durumlarda temel beslenme eğitimi vermeli, yeme bozukluğu semptomlarını erken fark etmeli ve gerekli durumlarda yönlendirme yapmalıdır.