Gülşen Hatice GEDİK, Aslı KÖSE
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi - 2026;8(1):131-142
Amaç: Bu araştırmanın amacı tıbbi sekreterlerde değişime direncin teknoloji kabul düzeyine etkisini incelemek ve bu ilişkide demografik özelliklerin rolünü değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmada tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Erzurum ilinde çalışan 470 tıbbi sekreterden veriler toplanmış ve geçerli anket sayısı 444 olarak belirlenmiştir. Araştırmada Çalışkan (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan değişime direnç ölçeği ile Esen (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan teknoloji kabul ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Tıbbi sekreterlerin demografik özelliklerine göre değişime direnç ve teknoloji kabul düzeyleri değerlendirilmiştir. Kadın tıbbi sekreterlerin değişime direnç duygusal tepki düzeyinin erkek tıbbi sekreterlere göre daha yüksek (t=2.92, p=0.00), genç yaştaki tıbbi sekreterlerin ise orta ve ileri yaş grubundaki tıbbi sekreterlere göre bilişsel tepkilerinin yüksek (F=4.63, p= 0.01) olduğu görülmüştür. Bekâr tıbbi sekreterler daha fazla değişime direnç gösterirken (t=3.06, p= 0.00), çalışma süresi 1-5 yıl olan tıbbi sekreterlerin değişime direnç düzeylerinin (F=4.75, p= 0.00) yüksek olduğu saptanmıştır. Önlisans eğitim düzeyine sahip tıbbi sekterlerin algıladıkları teknoloji kullanım yararı ve teknoloji kabul düzeyinde diğer eğitim düzeylerine göre farklılık saptanmış, yaş ve çalışma sürelerine göre ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sonuç: Tıbbi sekreterlerin değişime dirençleri ile teknoloji kabul arasında orta düzeyde (r= -0.38, p=0.00) ilişki belirlenmiştir. Regresyon modeline göre ise tıbbi sekreterlerde değişime direnç, teknoloji kabul düzeyinin %14'ünü etkilediği saptanmıştır. Tıbbi sekreterlerde değişime direncin teknoloji kabulünü anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür.