TIBBİ UYGULAMALARDAKİ AYDINLATILMIŞ ONAM EKSİKLİKLERİNİN ADLİ TIBBİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Caner BEŞKOÇ

Hamidiye Medical Journal - 2026;7(2):77-83

The Council of Forensic Medicine, 7th Specialization Board, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Aydınlatılmış onam, tıbbi etiğin ve hukuki sorumluluğun temel bir unsurudur. Ancak birçok sağlık kuruluşunda onam formları, hekim ile hasta arasındaki anlamlı bir iletişim süreci olmaktan ziyade, hâlen biçimsel bir gereklilik olarak ele alınmaktadır. Türkiye'de son yıllarda eksik veya hiç alınmamış onama bağlı malpraktis iddiaları ve tazminat taleplerinin artması, standartlaştırılmış dokümantasyonun ve hekim tarafından yürütülen onam uygulamalarının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı, Adli Tıp Kurumu'na adli değerlendirme amacıyla gönderilen aydınlatılmış onam belgelerinin kalite, bütünlük ve sık görülen eksiklikler açısından değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2020-Aralık 2024 tarihleri arasındaki beş yıllık dönemde, aydınlatılmış onamın adli bilirkişi incelemesi amacıyla yargı mercileri tarafından Adli Tıp Kurumu'na gönderilen toplam 441 adli tıbbi dosya retrospektif olarak analiz edildi. Veriler; demografik özellikler, tıbbi uzmanlık alanı, girişim türü, hastane türü, yazılı onamın varlığı, risk ve komplikasyonlara ilişkin bilgilendirme, onamı alan kişi ve saptanan eksiklikleri içermektedir. Bulgular: Yazılı aydınlatılmış onam 201 olguda (%45,6) mevcutken, 240 olguda (%54,4) bulunmamaktaydı. En sık saptanan eksiklikler; hekimin imzasının bulunmaması (%10), tanının yer almaması (%7,5) ve tarihin bulunmaması (%6) idi. Risk bilgilendirmesi formların %98,5'inde mevcuttu. Onamın hemşireler veya diğer personel tarafından alındığı durumlarda eksikliklerin anlamlı derecede daha fazla olduğu (p < 0,01) ve özel hastanelerde eksiklik oranlarının kamu kurumlarına kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olduğu (p < 0,01) saptandı. Sonuç: Türkiye'de aydınlatılmış onam dokümantasyonundaki eksiklikler yaygınlığını sürdürmektedir. Hekim katılımının yetersizliği ve eksik doldurulmuş formlar, hem hasta özerkliğini hem de hukuki geçerliliği zedelemektedir. Etik ve hukuki korumanın sağlanabilmesi için, kurumsal denetimle desteklenen, standartlaştırılmış, hekim tarafından yürütülen ve işleme özgü aydınlatılmış onam süreçleri gereklidir.