Muhammet Cihat ÇELİK, Mucahit YETİM, Macit KALÇIK, Lütfü BEKAR
Hitit Medical Journal - 2026;8(2):211-221
Amaç: Tıkayıcı koroner arter hastalığı olmayan iskemi (INOCA), olumsuz kardiyovasküler sonuçlarla ilişkili, klinik açıdan önemli bir durum olarak giderek daha fazla kabul görmektedir. Karotis intima-media kalınlığı (KİMK), erken aterosklerozun dolaylı bir belirteci olup INOCA'daki sistemik vasküler tutulum hakkında fikir verebilir. Bu çalışmada, INOCA hastaları ile sağlıklı kontroller arasında KİMK değerlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli olgu-kontrol çalışmasına, Mayıs 2018 ile Ocak 2024 tarihleri arasında INOCA tanısı alan 145 hasta (ortalama yaş: 53,2 +/- 9,1 yıl; %40 erkek) ve 150 sağlıklı kontrol (ortalama yaş: 56,7 +/- 7,4 yıl; %44 erkek) dahil edildi. INOCA tanısı; tipik anjina varlığı, treadmill egzersiz testi veya miyokard perfüzyon sintigrafisinde objektif iskemi kanıtı bulunması ve invaziv koroner anjiyografide tıkayıcı epikardiyal koroner arter darlığı (>%50) veya vazospazm saptanmaması esas alınarak konuldu. Karotis intima-media kalınlığı (KİMK), yüksek çözünürlüklü B-mod ultrasonografi kullanılarak sol ana karotis arterden ölçüldü. Gruplar arasında karşılaştırmalar yapıldı ve KİMK'nin tanısal performansını değerlendirmek için ROC eğrisi analizi uygulandı. Bulgular: INOCA ve kontrol grupları arasında temel demografik, ekokardiyografik ve laboratuvar parametreleri açısından anlamlı fark saptanmadı (tüm p>0,05). Ortalama KİMK, INOCA grubunda kontrollerden anlamlı olarak daha yüksekti (0,58 +/- 0,13 mm'ye karşı 0,52 +/- 0,11 mm; p<0,001). ROC analizi, KİMK >0,54 mm değerinin INOCA varlığı ile ilişkili olduğunu; ancak %59 duyarlılık ve %52 özgüllük ile ayırt edici gücünün sınırlı kaldığını gösterdi (AUC: 0,605; %95 GA: 0,540 - 0,669; p=0,002). Sonuç: INOCA hastalarında, sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı derecede artmış karotis intima-media kalınlığı saptandı. Bu bulgu, INOCA'nın erken sistemik ateroskleroz ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. INOCA hastalarında karotis intima-media kalınlığı istatistiksel olarak daha yüksek saptanmış olmakla birlikte, ayırt edici gücünün sınırlı olması nedeniyle KİMK'nin tek başına risk sınıflaması amacıyla kullanılmasının uygun olmadığı; daha çok destekleyici bir belirteç olarak değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.