Başak Ceren Arslan, Emine Demet Akbaş, Asena Ünal, Seda Bozduman Çelebi, Orkun Tolunay
Cukurova Medical Journal - 2025;50(4):972-982
Amaç: B u çalışmanın amacı, Pediatrik Endokrinoloji polikliniğinde takip edilen tip 1 diabetes mellitus (T1DM) hastası ergenlerde diyabetle ilişkili sıkıntıların (DRD) diyabet yönetimine etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Şubat 2021- Şubat 2022 döneminde Adana Şehir Eğitim ve Araşt ırma Hastanesi'nde yürütülen kesitsel çalışmada, ardışık T1DM'li adölesanlar dâhil edildi (N=124). DRD, klinisyen tarafından uygulanan Diyabet Stres Ölçeği (DDS -17) ile ölçüldü; katılımcılar Grup 1 (madde ortalaması <2; düşük/hiç sıkıntı) veya Grup 2 (>=2; klinik olarak anlamlı sıkıntı) olarak sınıflandırıldı. Birincil sonlanımlar HbA1c, hastaneye yatış sayısı ve düzenli SMBG idi (çalışma -içi operasyonel eşik: günde >=4 kapiller ölçüm). Bulgular: T1DM'li 124 adölesanın 27'si (%21,8) Grup 1 , 97'si (%78,2) Grup 2'de yer aldı. Grup 2, Grup 1'e kıyasla daha yüksek ortalama HbA1c (%8,51+/-1,17'ye karşı %9,22+/-1,72), daha fazla hastaneye yatış (1,15+/-0,95'e karşı 2,04+/-1,40) ve daha az düzenli SMBG (%63,0'a karşı %39,2) ile karakterizeydi. Sürekli analizlerde HbA1c , DDS -17 toplam puanı ile ve Duygusal Yük , Rejimle İlişkili Sıkıntı ve Kişilerarası Sıkıntı alt boyutlarıyla pozitif korelasyon göster di. Sonuç: Klinik olarak anlamlı DRD, T1DM'li adölesanlarda oldukça yaygındır ve daha yüksek ortalama HbA1c, daha fazla hastaneye yatış ve daha az düzenli SMBG ile ilişkilidir. Bu bulgular, duygusal yük ve günlük tedavi gerekliliklerini hedefleyen rutin DRD taraması ve odaklı psikososyal müdahalelerin uygulanmasını desteklemektedir.