Özge Eren KORKMAZ, Farid Mirzamohammadi JAJIN, Enes KUŞÇU, Arya NOURAZAR, Ali GHEZELSOFLA, Elif Ceren İPTEŞ, Alp ERGÖR
Osmangazi Tıp Dergisi - 2026;48(2):286-297
Amacımız tıp fakültesi öğrencilerinin cinsel sağlık ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) konusundaki bilgi düzeylerini, davranışsal eğilimlerini ve bu iki bileşen arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Kesitsel tasarımla yürütülen bu çalışmaya, 2024-2025 döneminde üniversitemiz tıp fakültesinde öğrenim gören ve tabakalı örnekleme ile seçilen 234 öğrenci dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak özgün bir anket kullanılmış olup, ölçeğin güvenirlik katsayısı (Cronbach alfa) 0.81 olarak bulunmuştur. Katılımcılar, bilgi ve davranış puanlarına göre hiyerarşik kümeleme analiziyle düşük ve yüksek bilinç düzeyinde iki gruba ayrılmıştır. Veriler R programı ile analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan 234 öğrencinin doğru bilgi düzeyi oranı %86,9, olumlu davranışsal eğilim oranı ise %82,5 olarak belirlendi. Katılımcıların yalnızca %18,4'ü cinsel sağlık konusunda bir sağlık profesyoneline danışmış, %14,5'i son bir yıl içinde CYBH testi yaptırmıştı. HPV aşısı yaptırma oranı %15,4'idi. Hiyerarşik kümeleme sonucunda öğrenciler yüksek (%51,3) ve düşük bilinç (%48,7) gruplarına ayrıldı. Yüksek bilinç grubunda ilk cinsel ilişki yaşı daha geç (p=0.022), HPV aşılanma oranı daha yüksek (p=0.011) ve anne eğitim düzeyi daha yüksekti (p=0.044). Ayrıca, cinsel sağlıkla ilgili konuları partnerle konuşma (%72,2) ve korunma yöntemlerini planlama (%74,4) eğilimleri öne çıkan pozitif niyetler arasındaydı. Ancak, cinsellik konusunda aileyle iletişim kurabilenlerin oranı yalnızca %38'idi. Bu çalışma, tıp fakültesi öğrencilerinde cinsel sağlık ve CYBH konularında yüksek bilgi düzeyine rağmen sağlık danışmanlığı alma, test yaptırma ve aşılama gibi koruyucu davranışların yeterince yaygın olmadığını ortaya koymuştur. Bilgi ile davranışsal niyet arasında gözlenen boşluk, eğitimin yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini göstermektedir. Kültürel bağlamı dikkate alan, erişilebilir ve genç dostu cinsel sağlık programlarının geliştirilmesi, bu boşluğu kapatmada önemli bir adım olacaktır.