TİP II VE TİP III AÇIK TİBİA KIRIKLARININ ILİZAROV EKSTERNAL FİKSATÖR İLE TEDAVİSİ

MUHARREM İNAN, MEHMET TUNCEL, SİNAN KARAOĞLU, MEHMET HALICI

Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica - 2002;36(5):390-396

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı

 

Amaç: Ilizarov eksternal fiksatör ile tedavi edilen tip II ve tip III açık tibia kırıklı hastaların sonuçlarını değerlendirdik. Çalışma planı: Ilizarov eksternal fiksatör kullanılarak tedavi edilen 45 hasta (4 kadın, 41 erkek; ort. yaş 33; dağılım 8-65) çalışmaya alındı. Gustilo-Mendoza sınıflamasına göre 12 hastada tip II, 20 hastada tip IIIA, dokuz hastada tip IIIB, dört hastada tip IIIC kırık vardı. Hastalar ortalama 58 ay 4 gün (dağılım 42 ay 10 gün-66 ay 11 gün) süreyle takip edildi. Fiksatörler ortalama 17.2 haftada (dağılım 6.8-55.7 hafta) çıkarıldı. Sonuçlar: Tüm hastaların kırıkları kaynadı. Tip II ve tip III açık kırıklarda kaynama süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Tip IIIB ile tip IIIC kırıklarda kaynama süresi tip IIIA'ya göre anlamlı derecede daha uzundu (p<0.05). En sık görülen komplikasyon tel dibi enfeksiyonu idi (%27.1). Dört hastada (%8.8) yeniden kırık oluştu. Üç hastada kırık bölgesinde geç dönemde enfeksiyon gelişti. Kemik değerlendirmesinde, 14 hastada (%31) çok iyi, 22 hastada (%48.8) iyi, beş hastada (%11.1) orta, dört hastada (%8.8) kötü sonuç alındı. Fonksiyonel sonuçlar ise 21 hastada (%46.6) çok iyi, 20 hastada (%44.4) iyi, dört hastada (%8.8) orta olarak değerlendirildi. Çıkarımlar: Ilizarov eksternal fiksatör uygulaması, teknik zorluk ve tel-dibi enfeksiyonlarından kaynaklanan sorunlara rağmen, kırık kaynama oranının yüksek olması, ince K-tellerinin daha az travmatik olması, en önemlisi de fonksiyonel tedavi olanağı sağlaması nedeniyle açık kırık tedavisinde öncelikle tercih edilebilir bir yöntemdir.