MEHMET FATİH EKİCİ, SEZGİN ZEREN, ALİ CİHAT YILDIRIM, FAİK YAYLAK, ÖZLEM ARIK, UĞUR DEVECİ, MUSTAFA ALGIN
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2021;16(2):214-218
Amaç: Hipokalsemi, tiroid cerrahisi sonrası hastalarda sık görülen bir komplikasyondur. Özellikle kalıcı hipokalsemi en sık görülür ve önemli morbiditeye neden olabilir. Ayrıca postoperatif hemoraji, tiroid cerrahisinin nadir görülen, hayatı tehdit eden bir komplikasyonudur. Bu çalışmanın amacı tiroid cerrahisinde oksitlenmiş rejenere selüloz gazlı bez (OC) ile konvansiyonel hemostaz tekniklerinin kullanımının postoperatif hipokalsemi gelişimi açısından karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Deneyimli cerrahi servis tarafından yapılan ameliyatların sonuçlarının tek merkezde retrospektif karşılaştırması yapıldı. Okside selüloz (OC) ve ya geleneksel hemostaz, tüm total ve totale yakın tiroidektomi vakalarında kullanılmıştır. Preoperatif ve postoperatif Ca düzeyleri, operasyon süresi, hastanede kalış süresi, komplikasyonlar (kanama, rekürren laringeal sinir yaralanması, hipokalsemi) değerlendirildi. Bulgular: İki yüz seksen sekiz hasta iki gruba ayrıldı: Grup 1 (144 hasta) konvansiyonel hemostaz, grup 2 (144 hasta) Okside selüloz + konvansiyonel hemostaz. Gruplar arasında cinsiyet, ameliyat öncesi ve sonrası Ca düzeyleri, hastanede kalış süresi, kanama, tekrarlayan sinir yaralanması açısından anlamlı fark yoktu. Ortalama yaş grup 1’de grup 2’ye göre anlamlı olarak daha yüksekti (52,4 yıla karşı 49,6 yıl, p <0,05). Grup 2’de operasyon süresi grup 1’e göre anlamlı olarak daha düşüktü (77,2 dk vs 87,2 dk, P <0,05). Sonuçlar: Klasik hemostaz yöntemlerine kıyasla hemostaz OC’nin kullanımının postoperatif hipokalsemi oluşumunda pozitif negatif fark yaratmadığını ve operasyon süresini kısaltırken komplikasyon oranlarında fark oluşturmadığını düşünüyoruz.