Semra SALİMOĞLU, Ayberk DURSUN, Ekrem KOCATÜRK, Ragıp KAYAR
Anatolian Journal of General Medical Research - 2026;36(2):177-183
Amaç: Bu çalışmada, tiroid karsinomu tanısıyla takip ve tedavi edilen hastalarda klinik ve histopatolojik özelliklerin sağkalım üzerine olan etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Retrospektif olarak planlanan bu çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cerrahi Kliniği'nde 20 yıllık süreç içerisinde takip edilen ve histopatolojik inceleme sonucunda tiroid karsinomu tanısı kesinleşen 45 hasta dahil edildi. Hastalara ait demografik veriler, tümörün histolojik alt tipi, lenf nodu ve uzak metastaz durumu ile uygulanan cerrahi tedavi yöntemleri incelendi. Sağkalım üzerinde etkili olabilecek klinik ve patolojik prognostik faktörler değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 48+/-15 yıl idi. Olguların %71,1'i kadın, %28,9'u erkekti. Histolojik alt tipler arasında en sık papiller tiroid karsinomu saptandı ve bu grup tüm olguların %60'ını oluşturdu. Lenf nodu metastazı hastaların %35,6'sında, uzak metastaz ise %17,8'inde mevcuttu. Diferansiye tiroid karsinomu olan hastalarda sağkalım oranlarının daha yüksek olduğu görüldü. Buna karşılık ileri yaş, metastatik hastalık varlığı ve agresif histolojik alt tipler daha kötü sağkalım sonuçları ile ilişkiliydi. Uzak metastaz varlığı, mortalite ile en güçlü ilişki gösteren faktör olarak öne çıktı. Sonuç: Diferansiye tiroid karsinomlarında sağkalım genel olarak iyi olmakla birlikte, metastatik hastalık ve agresif histolojik alt tipler prognozu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle tiroid kanseri tanılı hastalarda yaş, histolojik alt tip ve metastaz durumunun prognozun belirlenmesinde dikkate alınması gereken temel faktörler olduğu düşünülmektedir.