ABDULLAH YAKUPOĞLU, MURAT DÖKDÖK, ADNAN ARAS, OLGUN DURAN
Comprehensive Medicine - 2024;16(4):281-286
GİRİŞ ve AMAÇ: Maligniteyi tahmin etmek için Doppler ultrason (US) vaskülarite modellerini morfolojik, radyolojik ve patolojik tiroid nodül özellikleriyle karşılaştırmayı amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışmaya dahil edilen toplam 257 tiroid nodülü (173 kadın ve 84 erkek) incelendi. Nodüllerin kanlanma modelleri renkli Doppler US ile şu şekilde kategorilendirildi: (-); vaskülarite yok (+); nodüler içi mikrovasküler noktacık, (++); çubuk veya ince dallı periferik, (+++); yoğun nodüler içi ve periferik vasküler kanlanma. BULGULAR: Yüksek TI-RADS kategorilerinin daha yüksek Bethesda sonuçları gösterme eğiliminde olduğunu ve bunun da daha yüksek malignite riskini gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. TI-RADS 5, Beth-6’da en yüksek yüzdeye sahipti. Vaskülarite ve nodül çapı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu. (+) ve (++) vaskülariteye sahip nodüller arasında, 11 mm ile 20 mm arasındaki nodül çaplarının yüzdesi en yüksekti, (+++) olanlar arasında ise >20 mm olanların yüzdesi en yüksekti. Veriler, düşük vaskülarizasyona sahip (negatif) nodüllerin bile daha yüksek TI-RADS kategorilerine ait olabileceğini gösterdi. TI-RADS 5 nodülleri intranodüler vaskülarite grubunda belirgindi. Vaskülariteye göre Bethesda 2 grubundakilerin yüzdesi en yüksekti. Bethesda 6 nodülleri, diğerleri arasında belirgin intranodüler vaskülariteye sahipti. Vaskülariteye kıyasla tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p<0,05). TARTIŞMA ve SONUÇ: Diğer radyolojik bulgularla birlikte, bazı nodül gruplarında Dopper US vaskülarite paternlerinin kullanılması, maligniteyi tahmin etmede algoritmayı geliştirebilir. Bu, ister konservatif, ister cerrahi, ister invaziv olsun, daha iyi bir yönetim planlamasına doğru bir şekilde olanak sağlayabilir.