Duyen Thanh Thao BUI, Thi Bang Suong NGUYEN, Thu Hang PHAM, Thien Minh NGUYEN
Tuberculosis and Thorax - 2026;74(3):148-163
Giriş: Toplumlarda antibiyotiğe dirençli bakterilerin prevalansının artması, toplum kökenli pnömoni (TKP) tedavisinde ampirik antibiyotik tedavisini her zamankinden daha zor hale getirmektedir. C-reaktif protein (CRP), başta interlökin 6 (IL-6), interlökin 1 (IL-1) ve tümör nekroz faktörü-alfa (TNF- alpha) olmak üzere proenflamatuvar sitokinlerin uyarısına yanıt olarak karaciğer tarafından sentezlenen bir akut faz proteinidir. Son çalışmalar, antibiyotiğe dirençli enfeksiyonu olan hastalarda CRP düzeylerinin duyarlı etkenlerle gelişen enfeksiyonu olan hastalara kıyasla daha yüksek olabileceğini göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, başvuru sırasında çok ilaca dirençli (MDR) enfeksiyonu olan TKP hastalarının belirlenmesinde CRP'nin güvenilir bir biyobelirteç olduğunu göstermektir. Materyal ve Metod: Retrospektif gözlemsel kohort çalışmasında, TKP tanısıyla hastaneye yatırılan hastalara ait elektronik tıbbi kayıtlardan elde edilen veriler analiz edildi. İncelenen faktörler ile MDR enfeksiyon arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri kullanıldı. CRP'nin tanısal doğruluğu, ROC eğrisi altında kalan alan (AUC) kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: CRP, TKP nedeniyle hastaneye yatırılan hastalarda MDR enfeksiyon olasılığının daha yüksek olmasının bağımsız bir öngördürücüdür (odds oranı= 1,52, %95 güven aralığı: 1,12-2,05, p= 0,007). CRP düzeyleri, MDRO enfeksiyonu olan ve MDRO enfeksiyonu olmayan TKP hastalarını ayırt etmede orta düzeyde bir ayırt edicilik sağlamıştır (AUC= 0,67, %95 GA: 0,57-0,76). 42,59 mg/L eşik değeri, %76,06 duyarlılık ve %53,23 özgüllük sağlamıştır. Çok değişkenli model, bu iki hasta grubunu ayırt etmede tanısal doğruluğu anlamlı ölçüde artırmıştır (AUC= 0,81, %95 GA: 0,73-0,88). Sonuç: CRP, MDR enfeksiyonların erken sınıflandırılması amacıyla TKP hastalarının ilk değerlendirmesinde pratik bir yardımcı belirteç olabilir. Bununla birlikte, tanısal doğruluğunun sınırlı olması nedeniyle antibiyotik tedavisine ilişkin kararlar verilirken diğer klinik parametrelerle birlikte değerlendirilmelidir.