TOPLUM KÖKENLİ ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONU ETKENİ ESCHERİCHİA COLİ VE KLEBSİELLA PNEUMONİAE İZOLATLARINDA GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU Beta-LAKTAMAZ POZİTİFLİĞİ VE 10 YILLIK DİRENÇ DEĞİŞİMİ

Dilem DİNÇ, Aslı İrem SEYFİKLİ, Osman Furkan GEDİK, Fatih TEMOÇİN

Klimik Dergisi - 2026;39(2):99-105

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi Öğrencisi, Samsun, Türkiye

 

Amaç: Toplum kökenli üriner sistem infeksiyonları (ÜSİ'ler), en sık Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae 'nın etken olduğu yaygın bakteriyel infeksiyonlardır. Bu çalışmada, toplum kökenli ÜSİ tanısı alan erişkin hastalarda E. coli ve K. pneumoniae izolatlarında genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) pozitiflik oranlarının, antibiyotik direnç profil- lerinin ve bu verilerdeki 10 yıllık değişimin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: Bu retrospektif çalışmada, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 1 Ocak 2014-31 Aralık 2023 tarihleri arasında erişkin polikliniklerine başvuran ve idrar kültüründe >=10? koloni oluşturan birim (KOB)/ml E. coli veya K. pneumoniae üremesi saptanan hastalar değerlendirildi. Antimikrobiyal duyarlılık testleri VITEK(R) 2 Com- pact sistemi (bioMérieux, Marcy l'Etoile, Fransa) ile değerlendirildi ve sonuçlar Avrupa Antimikrobiyal Duyarlılık Testi Komitesi (EUCAST) kriterlerine göre yorumlandı. GSBL pozitifliği, Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü (CLSI) M100 kılavuzundaki "öngörülen GSBL fenotipi" yaklaşımına göre tanımlandı. Bulgular: Çalışmada toplam 5168 hasta değerlendirildi. İzolatların %83.5'i (n=4316) E. coli, %16.5'i (n=852) K. pneu- moniae idi. Toplam GSBL pozitiflik oranı %28.9 olarak saptandı. GSBL pozitiflik oranı E. coli izolatlarında %27, K. pneumoniae izolatlarında ise %38.4 bulundu (p <0.001). Çalışmanın ikinci beş yıllık döneminde K. pneumoniae oranında belirgin artış gözlendi (p<0.001). Seftriakson, seftazidim ve ikinci kuşak sefalosporinlere karşı direnç oranları her iki etkende de yüksek bulundu. Siprofloksasin direnci E. coli izolatlarında %44.3, K. pneumoniae izolatlarında %33.6 olarak saptandı. Nitrofurantoin direnci E. coli izolatlarında düşük (%3.0), K. pneumoniae izolatlarında ise yüksek (%39.2) bulundu. Ayrıca K. pneumoniae izolatlarında karbapenem direncinin yıllar içinde belirgin artış gösterdiği görüldü. Sonuç: Çalışmamız, toplum kökenli ÜSİ etkeni E. coli ve K. pneumoniae izolatlarında GSBL pozitifliği ve antimikrobiyal direnç oranlarının yıllar içinde arttığını göstermektedir. Özellikle K. pneumoniae izolatlarında artan GSBL pozitifliği ve karbapenem direnci, ampirik tedavi seçeneklerini giderek kısıtlamaktadır. Bu nedenle ampirik tedavi yaklaşımlarının güncel yerel direnç verileri doğrultusunda düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi önem taşımaktadır.