Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TOPLUM RUH SAĞLIĞI MERKEZİNDE TAKİP EDİLEN PSİKOTİK SPEKTRUM BOZUKLUKLARI OLAN HASTALARIN KLİNİK VE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Musa ŞAHPOLAT, Vesile ADIGÜZEL, Sümeyye YILDIRIM

Medical Journal of Bakırköy - 2026;22(1):42-48

Yalova University Faculty of Medicine, Department of Mental Health and Diseases, Yalova, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, toplum ruh sağlığı merkezinden hizmet alan psikotik spektrum bozukluğu tanılı hastaların klinik ve sosyodemografik özellikleri ile tedavi yaklaşımlarını incelemektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte planlanan bu çalışma, bir toplum ruh sağlığı merkezine kayıtlı ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan, psikotik spektrum bozukluğu tanılı 203 hasta ile yürütülmüştür. Veriler, klinisyen tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Zihinsel Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı tanı ölçütlerine göre klinisyen tarafından tanı konulan hastalardan yazılı ve sözlü bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Tüm katılımcılara sosyodemografik veri formu ve Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmanın yürütülmesinden önce Yalova Üniversitesi Etik Kurulu'ndan onay ve İl Sağlık Müdürlüğü'nden kurumsal izin alınmıştır (onay no: 2025/330, tarih: 25.06.2025). Bulgular: Çalışmamızda hastaların çoğunluğunu erkekler oluşturmaktaydı (%66,5). Ruhsal bozuklukların, ailede birinci ve ikinci sırada doğan çocuklarda daha sık görüldüğü saptandı. Hastaların 88'inin (%43,3) birinci derece yakınlarında psikiyatrik hastalık öyküsü bulunduğu belirlendi. Ayrıca 55 hastada (%27,1) adli öykü olduğu, 114 hastanın (%56,2) ise tütün kullandığı saptandı. Tedaviye ilişkin olarak 45 hastanın (%22,2) uzun etkili enjektabl paliperidon palmitat (3 aylık form) ve 28 hastanın (%13,8) uzun etkili enjektabl aripiprazol tedavisi aldığı belirlendi. Sonuç: Bu çalışma, Türkiye'de toplum ruh sağlığı merkezinden hizmet alan psikotik spektrum bozukluğu tanılı hastaların klinik ve tedavi özelliklerini inceleyen nadir araştırmalardan biridir. Bu nedenle, mevcut literatüre yapacağı katkı açısından önemli olduğuna inanılmaktadır.