Suzan Temiz BEKCE, Dincer GÖKSÜLÜK
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(6):652-660
AMAÇ: Travma, çoklu organ sistemlerini etkileyebilmesi ve yüksek morbidite ile mortalite oranlarına yol açması nedeniyle hem ülkemizde hem de küresel düzeyde önemli bir sağlık sorunudur. Künt toraks travmalı hastalarda farklı travma skorlama sistemlerinin yaş gruplarına göre morbidite ve mortaliteyi öngörmedeki başarılarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Ekim 2022-Ocak 2024 tarihleri arasında Kayseri Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniğinde toraks travması tanısıyla izlenen 210 hasta retrospektif olarak incelendi. Olgular, yaş değişkenine göre üç grupta sınıflandırıldı: Birinci grup (18-44 yaş), ikinci grup (45-64 yaş) ve üçüncü grup (65 yaş ve üzeri). Hastaların demografik özellikleri, komorbid hastalıkları, antikoagülan kullanımı, travma mekanizması, torasik ve ekstratorasik yaralanmaları, yoğun bakım ve entübasyon öyküleri değerlendirildi. GKS (Glasgow Koma Skoru), RTS (Revize Travma Skoru), CTS (Göğüs Travma Skoru), ISS (Yaralanma Şiddet Skoru) ve TRISS (Travma ve Yaralanma Şiddet Skoru) sistemlerinin mortalite, entübasyon ve yoğun bakım gereksinimini öngörmedeki performansları ROC analizi ile karşılaştırıldı. BULGULAR: Hastaların yaş ortalaması 53.43 yıl olup, çoğunluğu erkekti. En sık travma nedeni trafik kazasıydı. Yaş ilerledikçe komorbiditeler ve antikoagülan kullanımı oranlarının artış gösterdiği gözlendi. Yoğun bakım yatış oranı %32.38, mortalite oranı %4.28 olarak belirlendi. ROC analizine göre ISS ve TRISS skorları tüm yaş gruplarında mortalite, entübasyon gerekliliği ve yoğun bakım gereksinimini öngörmede iyi performansı sergiledi. SONUÇ: Toraks travmaları, yüksek morbidite ve mortalite oranlarıyla seyreden ciddi yaralanmalardır. Bulgular, ISS ve TRISS skorlarının yaş farkı gözetmeksizin travma şiddetini belirlemede güvenilir göstergeler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu skorların hastane içi triyaj ve klinik karar verme süreçlerinde kullanılması, erken tanı ve etkili tedaviye önemli ölçüde katkı sağlayabilir.