Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TOTAL DİZ ARTROPLASTİSİ SONRASI FONKSİYONEL SONUÇLAR ÜZERİNDE FİZİKSEL AKTİVİTENİN ROLÜ

Ahmet YURTERİ, Numan MERCAN, Ahmet YILDIRIM

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(1):1-6

Department of Orthopaedic and Traumatology, Konya City Hospital, Konya, Türkiye

 

Amaç: Total diz artroplastisinden sonraki rehabilitasyon, fonksiyonel iyileşmeyi optimize etmede, protez ömrünü artırmada ve genel hasta memnuniyetini iyileştirmede kritik bir rol oynar. Bu çalışma, total diz artroplastisi (TDA) sonrası fiziksel aktivite düzeylerinin fonksiyonel sonuçlar üzerindeki etkisini değerlendirmeyi ve fiziksel aktivite ile fonksiyonel skorlar arasındaki ilişkiyi IPAQ-SF, WOMAC ve Oxford Diz Skoru gibi doğrulanmış değerlendirme araçlarını kullanarak incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Haziran 2022 ile Haziran 2024 arasında TDA uygulanmış 162 hastaya ait veriler retrospektif olarak analiz edilmiştir. Hastalar, IPAQ-SF'ye göre haftalık fiziksel aktivite düzeylerine göre üç gruba ayrılmıştır: inaktif (<600 MET-dakika), minimal aktif (600-3000 MET-dakika) ve yüksek aktif (>3000 MET-dakika). Bu gruplar arasında eklem hareket açıklığı (ROM), WOMAC ve Oxford Diz Skorları gibi fonksiyonel sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bulgular: Yüksek aktif grup, inaktif gruba kıyasla anlamlı derecede daha iyi fonksiyonel sonuçlar göstermiştir. Bu grupta ROM (113,19 derece +/- 4,93), WOMAC skoru (10,14 +/- 3,48) ve Oxford Diz Skoru (34,42 +/- 7,29) değerleri daha yüksek bulunmuştur (p < 0,001). Vücut kitle indeksi (VKİ) fiziksel aktivite düzeyi ile ters korelasyon göstermiştir; yüksek aktif grubun ortalama VKİ değeri (30,61 +/- 7,78), inaktif gruba göre daha düşük bulunmuştur (35,14 +/- 4,55, p = 0,001). Yaş gruplar arasında anlamlı bir fark göstermemekle birlikte, yüksek aktif ve minimal aktif gruplar, inaktif gruba göre daha iyi ROM ve fonksiyonel skorlar sergilemiştir (p < 0,05). Sonuçlar: Daha yüksek fiziksel aktivite düzeyleri, TDA sonrası üstün fonksiyonel sonuçlarla ilişkilidir ve postoperatif rehabilitasyon ile yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurgulamaktadır. Bu bulgular, fiziksel aktivitenin eklem hareketliliğini, fonksiyonel kapasiteyi ve hasta memnuniyetini artırmada oynadığı rolü öne çıkarırken, VKİ ile ilişkili komplikasyonların azaltılmasına da katkı sağlayabileceğini göstermektedir.