FİLİZ ESER
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2024;27(1):74-82
Total kalça artroplastisi (TKA), kalça ağrısının azaltılması ve kalça hareketlerinin düzeltilmesi amacı ile uygulanan ortopedik cerrahi bir yöntemdir. İlk kez 1960’ların sonlarında uygulanmaya başlanmıştır. TKA için başlıca endikasyonlar; osteoartrit, femur boyun ve asetabulum kırığı, avasküler nekroz, gelişimsel displaziler ve inflamatuar artritlerdir. En sık endikasyon kalça osteoartritidir. Kalça osteoartriti için lokalize ve generalize olmak üzere iki tür risk faktörü mevcuttur. Kalça displazisi ve travma öyküsü lokalize risk faktörleri arasında iken, yaş, cinsiyet, obezite, genetik zemin, ırk ise generalize risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir. TKA sonrası hastalarda; kalça ağrısı, kalça ekleminde kısıtlılık, kalça çevresi kaslarda özellikle abdüktörlerde atrofi, gluteus medius güçsüzlüğüne bağlı Trendelenburg yürüyüşü ve ekstremite dizilim bozuklukları görülebilir. Hastalara cerrahi öncesi ve sonrası olmak üzere iki aşamalı rehabilitasyon programı uygulanmaktadır. Cerrahi öncesi dönemde hastalar eklem hareket açıklığı, kalça ve diz çevresi kas kuvvetleri, fonksiyonel durum, yürüme ve günlük yaşam aktiviteleri açısından ayrıntılı kas iskelet sistemi muayenesi yapılmakta ve bu doğrultuda egzersizleri planlanmaktadır. Kuadriseps güçlendirme egzersizleri, düz bacak kaldırma egzersizleri, kalça fleksör germe egzersizleri, bel ve karın kaslarını güçlendirme egzersizleri, push up egzersizleri, aerobik egzersizler bu egzersizlere örnek olarak verilebilir. Bu egzersizlerin verilmesindeki amaç kas kuvvetini ve eklem hareket açıklığını arttırarak hastanın cerrahi sonrası immobilizasyon süresini kısaltıp immobilizasyonun olumsuz etkilerini önlemektir. TKA sonrası rehabilitasyonda ana hedefler; ağrının azaltılması, kalça çevresi kas gücünün artırılması, denge ve stabilitenin sağlanması, yürümenin ve fonksiyonel durumun iyileştirilmesi ile hastanın günlük yaşam aktivitelerini kolaylıkla yerine getirebilmesinin sağlanmasıdır.