TANSEL MUTLU, ALİ RAMAZAN BENLİ
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2018;29(2):120-124
GİRİŞ ve AMAÇ: Kalça çıkığı total kalça replasmanından sonra kaçınılamayan ve sürekliğini koruyan bir komplikasyondur. Çalışmanın amacı çıkığın meydana geldiği pozisyonlara yönelik tespitlerde bulunularak önlem alma konusunda yol gösterici olmaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma 20092018 yılları arasında total kalça replasmanı yapılmış ve kalça çıkığı gelişmiş 26 hasta incelenerek yapıldı. Hastalardan yedisi kendi kliniğimizde ameliyat edilmişti, 16’sı kadın 10’u erkekti. Luksasyon düzeltilmesinden sonraki Harris kalça skoru (HKS) incelendi. Röntgenografi ile protez komponentlerinin yerleşimleri, gevşeme bulguları, asetabuler cup boyutları ve protez cinsi incelendi. BULGULAR: Ortalama HKS 81.28±4.31 idi. Sekiz (%30.7) kalçada 36 mm, 18 (%69.3) kalçada ise 28 mm çaplı femoral baş kullanılmıştı, istatistiksel olarak iki grup arasında anlamlı fark vardı (p<0.0216). Tüm hastalar vidalı sementsiz protez uygulamaları vardı. TARTIŞMA ve SONUÇ: Total kalça replasmanı sonrası, çıkık riski belirgin olmayan hastalarda da çıkık gelişebilmektedir. Bu hastaların eklem çıkıkları günlük rutin yaşamaları sırasında meydana geldiği, çıkık sırasında önlem almadıkları ve bir kısım hastanın çıkık için alınması gereken önlemleri hatırlamadıkları belirlenmiştir. Total kalça replasmanı sonrası tespit edilen kalçanın çıkma pozisyonları için eğitimin verilmesi ve periyodik olarak devam ettirilmesi sonucu kalça çıkık riskinin etkin bir şekilde azalabileceği anlaşılmaktadır.