TRAFİKLE İLGİLİ TRAVMATİK OMURİLİK YARALANMALARINDAN ÖNCE GÖZDEN KAÇAN UYARI SİNYALLERİ VAR MI? ELEKTRONİK SAĞLIK KAYITLARI KULLANILARAK YAPILAN KEŞİFSEL OLGU-KONTROL ÇALIŞMASI

Selkin Yılmaz MULUK, Vedat ALTUNTAŞ

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(9):1083-1090

Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Ministry of Health Antalya City Hospital, Antalya-Türkiye

 

AMAÇ: Travmatik omurilik yaralanması (OY), sıklıkla trafik kazaları sonucunda ortaya çıkan yıkıcı bir durumdur. Bu çalışmada, elektronik sağlık kayıtlarında (ESK) rutin olarak kaydedilen yaralanma öncesi sağlık hizmeti kullanım paternlerinin, sürücüler ve motosiklet kullanıcıları arasında travmatik OY için pratik uyarı sinyalleri olarak işlev görüp göremeyeceğini araştırdık. GEREÇ VE YÖNTEM: Ulusal ESK verilerini kullanarak retrospektif, yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş bir olgu-kontrol çalışması gerçekleştirdik. Trafik kazasına bağlı travmatik OY gelişen, sürücü veya motosiklet kullanıcısı olan 18-45 yaş arası yetişkinler (2024-2025) 1: 1 oranında kontrol grubu ile eşleştirildi (her grupta n=35). İndeks tarihinden önceki 24 ay içinde yaralanma ile ilişkili acil servis (AS) başvuruları, ortopedi/travmatoloji departmanı (OTD) başvuruları, toplam travma ilişkili başvurular ve psikiyatri başvuruları değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi kullanıldı. Ayırt edici performansı özetlemek amacıyla ROC analizleri yapıldı. İkili risk göstergeleri (>=1 ED başvurusu; >=1 psikiyatri başvurusu) çok değişkenli lojistik regresyon ile değerlendirildi. BULGULAR: Analize dahil edilen örneklem 70 katılımcıdan oluştu. Kontrollerle karşılaştırıldığında, travmatik OY olgularında travma ilişkili AS başvuruları (p<0.001; r=0.45), psikiyatri başvuruları (p=0.010; r=0.31) ve toplam travma ilişkili başvurular (p=0.035; r=0.25) daha yüksek bulundu; buna karşın OTD başvuruları açısından fark saptanmadı (p=0.920). AS başvuruları en yüksek ayırt edici performansı gösterdi (AUC=0.726). Bu örneklemde >=1'e karşı 0 karşılaştırması için duyarlılık %60.0 ve özgüllük %82.9 idi. Psikiyatri başvuruları orta düzeyde ayırt edicilik gösterdi (AUC=0.649). Bu örneklemde >=1'e karşı 0 karşılaştırması için duyarlılık %45.7 ve özgüllük %80.0 idi. Çok değişkenli analizde, >=1 AS başvurusu (OR=8.85, %95 GA 2.68-29.23; p<0.001) ve >=1 psikiyatri başvurusu (OR=4.52, %95 GA 1.34-15.20; p=0.015) travmatik OY ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. SONUÇ: Trafik ilişkili travmatik OY, rutin olarak toplanan ESK verilerinde yer alan ölçülebilir yaralanma öncesi paternlerle-özellikle travma ilişkili AS kullanımı ve psikiyatri başvuruları ile-önceden izlenebilir olabilir. Bu bulgular, hedefe yönelik önleyici eğitim, yaralanma riski danışmanlığı ve psikososyal risk azaltma girişimlerinden fayda görebilecek bireylerin belirlenmesine yardımcı olabilecek pragmatik bir risk işaretleme yaklaşımını desteklemektedir. Bu bulgular dikkatle yorumlanmalı ve daha büyük ölçekli prospektif çalışmalarla doğrulanmalıdır.