Ahmet Anıl BAŞKURT, Mutlu Onur GÜÇSAV, Mesut ÖZKAHYA, Yusuf DEMİR, Çağla Aktürk ÇELİK, Abdullah Kadir DOLU, Ahmet ERSEÇGİN, Ferhat Siyamend YURDAM, Oktay ŞENÖZ, İlker GÜL
Batı Karadeniz Tıp Dergisi - 2026;10(2):205-210
Amaç: Transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) uygulanacak ciddi aort darlığı hastalarında, işlem öncesi spirometride saptanan anormallikler sık görülmektedir. Ancak bu bulgular gerçek kronik akciğer hastalığından ziyade hemodinamik kökenli pulmoner konjesyonu yansıtabilir. Bu çalışmada, bilinen pulmoner hastalığı olmayan TAVI hastalarında anormal spirometrinin sıklığı, klinik önemi ve geri dönüşümlülüğü değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya 2020-2026 yılları arasında TAVI uygulanan ciddi aort darlığı hastaları dahil edildi. Bilinen kronik pulmoner hastalığı veya atriyal fibrilasyonu olan hastalar dışlandı. Başlangıç spirometri sonuçlarına göre hastalar normal ve anormal solunum fonksiyon testi (SFT) gruplarına ayrıldı. Hastane yatış süresi ve mortalite gibi klinik sonlanımlar gruplar arasında karşılaştırıldı. Başlangıçta anormal SFT saptanan hastalarda 3. ayda kontrol spirometrisi yapılarak değişim değerlendirildi. Bulgular: Toplam 69 hasta çalışmaya dahil edildi; bunların 30'unda (%43,5) başlangıçta anormal spirometri saptandı ve bu hastaların çoğunda PRISm patern mevcuttu (%73,3). Normal ve anormal SFT grupları arasında hastane yatış süresi, hastane içi komplikasyonlar ve takip mortalitesi açısından anlamlı fark saptanmadı. Anormal başlangıç spirometrisi olan hastalarda takipte FEV? ve FVC değerlerinde anlamlı artış izlendi (her ikisi için p<0,001) ve hastaların %65,5'inde en az bir derece fonksiyonel iyileşme gözlendi. Sonuç: Bilinen pulmoner hastalığı olmayan TAVI hastalarında anormal spirometri bulguları sık görülmekte olup kısa dönem klinik sonuçlarla ilişkili değildir ve büyük ölçüde geri dönüşümlüdür. Bu bulgular, spirometrik anormalliklerin yapısal akciğer hastalığından ziyade hemodinamik mekanizmalarla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.